Güldük, eğlendik ama yoruldum. Eksik anlaşılmaktan, yanlış anlaşılmaktan, görünenin ardındakini anlama çabasına girmeyenlerden, sonradan anlaşılan değerimden yoruldum. Yarını düşünmekten, ufacık şeylere yüklediğim manalardan, yüklediğim manaların altında ezilen gerçeklikten yoruldum. Dinlemekten, anlamaktan, anlatmaktan yoruldum. Günlerin birbirinin aynısı olmasından yoruldum. Her seferinde elde var “hiç”ten yoruldum. Kısaca yoruldum.