Gülerek anlattım her şeyi,
sanki komikmiş gibi…
Oysa her cümlenin içinde
biraz daha kırılıyordum.
Şakaya sardım acılarımı,
hafiflesin diye değil
kimse derinliğine inmesin diye.
Çünkü bazı yaralar
ciddiye alınınca daha çok kanar.
“İyiyim” dedim gülerek,
en çok o zaman yalandı kendim.
İnsan bazen
kendi kalbini bile kandırabiliyormuş.
Geceleri ise…
o gülüş düşüyor yüzümden,
sessizlik konuşuyor yerime.
Ve ben, ilk defa kendime dürüst oluyorum.
Anlıyorum sonra
ben güçlü değildim,
sadece alışmıştım
acıyı küçültmeye.
Çünkü insan,
en çok canı yandığında öğreniyor
nasıl görünmez yapılır bir yara…
Ve en iyi ben öğrendim
gülerek saklamayı.