Gelen de sendin, giden de... Ben ise aynı kapının eşiğinde, aynı duanın içinde bekleyen eski bir kalptim.
Sen değiştikçe mevsimler de değişti. Bir gün bahar gibi dokundun, ertesi gün kış olup içime sessizce yağdın.
Şimdi seni hangi hâlinle özleyeyim? İlk kez "kal" diyen gözlerini mi, yoksa ardına bile bakmadan çekip giden sessizliğini mi?
Çünkü insan, aynı bedende iki farklı kişiyi sevince en büyük ayrılığı yaşar. Biri hâlâ kalbinde yaşarken, diğeri çoktan hatıraya dönüşmüştür.
Ve anladım ki... Bazı insanlar gitmez aslında, sadece tanıdığın kişiyi içlerinde sessizce öldürürler.
Geriye ise tek bir soru kalır:
Geleni mi özledim,
yoksa artık hiç var olmayan o eski seni mi?