Bazı insanlar vardır, kalbinde derin izler bırakır, Bir sözleriyle yıkar, bir bakışlarıyla yaralar. Sen sustukça kendilerini haklı sanırlar, Oysa insanın susması, her zaman affettiği anlamına gelmez.
Ben artık herkese aynı kapıyı açmayacağım, Her kırılan yerimi herkese anlatmayacağım. Çünkü bazı yaralar vardır, adı konulsa da iyileşmez, Bazı insanlar vardır, affedilse bile yeniden hayatına alınmaz.
Helalleşmek öyle kolay söylenecek bir söz değildir, Her haksızlığın üzeri bir özürle örtülmez. Kimi insanların bıraktığı yara zamana bile direnç gösterir, Çünkü bazı acılar unutulmaz, sadece insan onlarla yaşamayı öğrenir.
Ben kimsenin ahını almak istemem, kimseye de ahımı bırakmam, Hakkım yenmişse susarım ama yaşananları yok saymam. Ne kinle yaşarım ne de yapılanı unutmuş gibi davranırım, Çünkü benim de bir kalbim var, ben de insanım, ben de kırılırım.
Bir gün herkes kendi yaptıklarıyla yüzleşecek, Kim hangi kalbi kırdıysa, o gerçeği içinde taşıyacak. Belki dünya unutur, belki insanlar görmezden gelir, Ama Allah'ın bildiği hiçbir şey karşılıksız kalmayacak.
Benim meselem intikam değil, mesele onur ve haysiyet, Her susuşun ardında bir sabır, her mesafenin ardında bir sebep. İnsan bazen kendini korumak için uzaklaşır herkesten, Çünkü huzur, bazı insanları hayatından çıkarmakla başlar yeniden.
Ve şunu iyi bilin, her vedanın adı affetmek değildir, Her suskunluk çaresizlik, her mesafe de korkaklık değildir. Bazı insanlar giderken kapıyı sessizce kapatır, Çünkü bir daha aynı yerden incinmeyecek kadar yorulmuştur.
Ben kimseye kötülük dilemem, herkes kendi yolunda yürüsün, Yeter ki kimse bir başkasının ahıyla huzur bulduğunu düşünmesin. Ben hakkımı insanlardan değil, adaletin sahibinden beklerim, Çünkü bilirim ki Allah'a bırakılan hiçbir hesap kaybolmaz.
Unutmayın; insan herkesi affetmek zorunda değildir. Bazen en büyük erdem, kimseye kötülük etmeden, hakkını Allah'a bırakıp bir daha aynı insanlara dönmemektir.