Her şey bu kadar sana benzerken kimse yerini doldurmuyor Aynı cümleleri kurmak canımı acıtıyor, seni tanımlayan kelimelerle karşılaştıkça bir kez daha yanıyorum, bir kez daha mahvoluyorum. Ama gün geçtikçe daha da güçleniyorum, canım acımıyor değil ama ilk günkünden daha iyiyim, sen merak etme beni. İnsanlarla seninle konuşur gibi konuşuyorum, kısacası yanlış kişilerle, yanlış zamanda, yanlış şekilde konuşuyorum. Sen çok mu doğruydun sanki hayatımdayken ? Sen şimdi gittin ya, ben darmadağın oldum. Bir gün söylediğimle öbür gün çelişiyorum, duygularımdan emin olamıyorum, bana bıraktıklarınla, anılarınla yanıyorum, içten içe yanıyorum. Sesimi çıkartamıyorum, susuyorum. İçimdeki o saf duygulardan korkuyorum belki de, ya da seni özlemekten utanıyorum. Bu kadar güçsüz olduğumu kabul edemiyorum, inkar ediyorum. Tek başıma çırpınıyorum. İçim ağlarken gülüyorum, gözlerime baksa biri içimde ne fırtınalar koptuğunu görecek. Korkuyorum başım dik yürümeye, istemiyorum aşkında mahvolmuş birini görmelerini, ben o kadar güçsüz olamam. Ben ki her şeye gülen, her şeyi dalgaya alan biriydim, sen ne yaptın bana böyle ? Etrafımdaki herkes sanki sana benim yaşatamadıklarımı yaşatacakmış gibi, herkes sana benziyor gibi, her yer sen kokuyor sanki, insanlar senin gibi konuşuyor. Ama her şey bu kadar sana benzerken kimse yerini doldurmuyor.