Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
Her Şey Mümkündür İradeden Âlâ Olmadıkça - Sözümoki
05 Nisan 2021, Pazartesi 01:02 · 27 Okunma

Her Şey Mümkündür İradeden Âlâ Olmadıkça

Her şey dairelerden meydana gelir, yani bir şekilde yollar birbiri üzerine tekrar tekrar gelecek. Yoldan sapmak dediğimiz şey aslında girmemiz gereken başka bir yoldur. Ne hissediyorum biliyorum, belki kaybedeceğim; fakat geçmiş geçmiştir, geri dönmek denilen şey aslında yeniden bir yola girmektir. Çünkü ne dönülen yol aynıdır, ne de varılan yer. Aynı tiyatronun farklı bir perdesidir ve hep bir sonraki perdedir varılan. Geri dönmek ne dünyada ne de zihinde mümkün değildir. Bizler sadece yolumuzu yeniden çizeriz. Belki yoldan dönene kin beslerler, ya da intikam falan isterler. Bunlar doğru değil, yoldur bu, kesişti diye aynı yönde devam etmeyebilir. Saptı diye bir daha kesişmeyecek değil, ve en önemlisi hiçbir zaman nefse muhattap değil, içerisinde ruh varsa. İnsan öyle bir varlık ki düşünmesi dünyaya bir başkaldırı, hatta anarşist bir saldırı mahiyetinde. İnsandan topluma kadar hep birlikte önce mutluluk diler, sonra mutluluk için mutsuz ederiz. Peki sırf mutluluk arzusu ile yüzyıllarca bu dünya yerle bir olduysa, biz neden hâlâ mutluluk isteyecek kadar aptalız?
Yollar diyoruz ya da dileyen kader ve kaza diyebilir. Bir şekilde irademizin emrinde olan yollarımız aslında kaderin dışına çıkmaz. Çünkü insan neye başkaldırmayı denerse denesin esaret altında olmanın dışında değildir. Başına buyruk olmak ile ihtirasa tapmak aynı şey zannedilmektedir örneğin.. İhtiras köleliktir ancak özgürlük gibi tanımlar insan. Bu şekilde inanır ve aldanır. Bunun gibi çok şey var aslında. Birisi de yoldur, ömürlük sözler verilir, ya da buna inanılır fakat sonuçsuzdur. Filozof deyimiyle ömürlük hiçbir söz geçerliliğe sahip değildir. Fakat her şey bir kez de olmaz. Öyle bir hâldir ki onu dengede tutan da ip üzerinden düşüren de yine iradedir. İnsanları kader ayırmaz, insanları insanlar ayırır denebilir buna. Çok üzücü gerçekler bunlar, biraz da umut dolu bir şeyler söyleyeyim: Demek gerekir ki aslında birbirinden bağı kopan bir şey yoktur. Ölüm bile ayırmaz insanları, hatta insanlardan öte canlıları ve nesneleri bile ayırmaz. Hepsi bir zihinde imaj bırakır, egoya bulaşmadıkça hepsi iyidir. Egoya dokunmadıkça dost hep dosttur ve düşman da hep yararlıdır. Hz. İsa gibi öğreniriz bir tokatın ardından diğer yanağımızı çevirmeyi. İşte ego değmeyen imajlar oradadır. Hz. İsa gibi bir bilgededir. Döneminin çok aksidir bilgeler. Hatta peygamberlerin ardından veliler de. Ben derdim hep kendime, ben sıradan bir şekilde hayal peşinde koşmak istemiyorum, mutluluk arzusu ile koşmak istemiyorum, ihtiraslara kapılmak istemiyorum. Ama bu dünyada Tanrı ve insanlar için ne yapabilirim diye kendime sordum.. İşte benim için açılan yol bu: Veli olmak. Peygamber olamam, bilgelik mümkün, sahabe de olamam, iyilik de mümkün. Ancak Veli olmak belki de benim için yapılabilecek en iyi iştir. Konuya dönecek olursam iyi imajları egolar kirletir dostlarım. Egonuzu kaybettiğinizde her şey gerçekten de iyidir. Dostlar da düşmanlar da iyidir. Hatta kalbinize hitap edenler hep iyidir. Üzülmeyin, ölüm bile olsa üzülmeyin, bizler öyle varlıklarız ki istersek imajlar kirlenmez. Ayrılamayız kimseyle. Sözüm olsun, bizler bilgelik ışığına sahibiz, yalnızlığımız da, kederimiz de, sevincimiz de, birlikteliğimiz de hep olacak. Yollar da birliktedir, kader de.. Her şey dairelerden oluşur. Çekim alanı, aurası, manyetik alanları, ruhsal alanları... Hepsi dairesel olup bir şekilde kesişir. Bir kanıt olsun derseniz: Rüyalarınız da karşılaştığınız her şey dünyada ruhunuzun dokunduklarıdır. İster yıllar, ister ömür geçsin...

Yazarın diğer paylaşımları;
...
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Sihir mi daha ilgini çekiyor bilim mi? Neden?