Ne zor şeydir ey gönül, içinden susarak ağlamak, Binbir yara taşırken, herkese gülümsemek. Hayattan soğuduğunu kimselere anlatamamak, Ve her şey yolundaymış gibi yaşayıp tükenmek…
Bir zamanlar sevdiğin her şey yabancı gelir insana, Ne eski şarkılar dokunur ne de umutlar cana. Gözlerin dalıp gider, kimse anlamaz hâlinden, Bir dünya saklarsın içinde, görünmez kimselere.
İnsan bir günde yorulmaz, yavaş yavaş eksilir, Her kırgınlık kalbinde sessiz bir iz bırakır. Önce heveslerin susar, sonra gülüşün değişir, En sonunda insan, kendi içinden uzaklaşır.
Bir zamanlar uğruna nice geceler beklediğin, Bir mesajı gelsin diye gözlerini yollara diktiğin, Bugün adını duyunca bile sessizce geçtiğin, İnsan en çok da değiştiğini fark edince üzülür.
Ne anlatacak hâlin kalır ne de anlaşılma umudun, İçinde biriktirirsin söyleyemediğin her sözün. Dışarıdan güçlü görünür, kimseye belli etmezsin, Oysa geceler şahittir, kaç kez kendini kaybedersin.
Herkes seni ayakta görür, sanır ki hiç yıkılmadın, Kaç kez kendi içinde dağılıp yeniden toplandın? Bir tebessümün ardında hangi acıları sakladın, Kimse bilmez kaç defa kendine geç kaldın.
Bazen insan hayattan değil, insanlardan yorulur, Güvendiği her limanda biraz daha savrulur. Bir zamanlar sımsıkı tuttuğu ellerden koparılır, Sonra kimseye tutunmadan yaşamayı öğrenir.
Artık her söze cevap, her gidişe bir neden aramaz, Her kırılan umudunu başkalarının önüne koyamaz. Kalbi eskisi kadar çabuk inanmaz, kolay kanamaz, Çünkü bazı yaraları zaman bile hemen saramaz.
Bir vakitler küçücük şeyler dünyalara bedeldi, Bir güzel söz, bir bakış, bütün yorgunluğa değerdi. Şimdi koca kalabalıklar insana yalnızlık verir, Bazen en derin sessizlik, binlerce sözden daha derindir.
Ey gönül, her susanı huzurlu sanma sakın, Bazı insanların içinde kopar fırtınalar, yakın. Gülüşüne aldanıp da yarasını görmezden gelme, Kimi insan yardım istemez; yalnızca anlaşılmak ister.
Her şey yolundaymış gibi davranmak kolay mı sanırsın? İçindeki yangını saklayıp herkese ışık mı saçarsın? Bazen kendine bile yabancılaşır, aynalardan kaçarsın, Bir ömür güçlü görünürken kendini ne zaman anlarsın?
Ama bil ki her karanlık sonsuza kadar sürmez, Her solan dal bir daha yeşermez belki, ama umut tükenmez. İnsan bazen kaybettikleriyle yeniden kendini bulur, Kapanan her kapının ardında başka bir yol bulunur.
Kendine kızma artık, yorulduğun için ey gönül, Her yükü tek başına taşımak zorunda değilsin, düşün. Bazen durmak da yürümektir, bazen susmak da bir söz, İyileşmek zaman ister; acele etme, kendine dön.
Bırak artık herkese güçlü olduğunu kanıtlamayı, Her kalbe sığmaya çalışıp kendini daraltmayı. Seni anlamayana kendini defalarca anlatmayı, Kendi huzurunu bulmak için öğren biraz da uzaklaşmayı.
Çünkü insanın en büyük zaferi herkesi yenmek değil, Kırıldığı hâlde kalbinde merhameti tüketmemektir. Bunca acıya rağmen iyiliğinden vazgeçmemek, Ve kendini kaybettiği yerden yeniden kendine dönmektir.
Bir gün yeniden seversin gökyüzünün maviliğini, Bir sabah yeniden duyarsın hayatın güzelliğini. Belki bir çiçek, belki bir şarkı değiştirir içini, Ve anlarsın; kaybetmemişsin yaşama sevincini.
O gün geçmişe bakar, sessizce gülümsersin, Seni yoran ne varsa artık geride bırakırsın. Her şey yolundaymış gibi değil, gerçekten huzurla yaşarsın, Ve en çok da kendine yeniden kavuştuğun için sevinirsin.
***
Hayattan soğumak, hayata veda etmek değildir, Bazen ruhun yorulması, biraz dinlenmek demektir. Bugün kalbin susuyorsa yarın yeniden konuşabilir, Çünkü en uzun gecenin ardından bile güneş doğabilir.