Hayat herkese aynı yolları sunmaz,
Kimi düz yolda yürür, kimi uçurumdan geçer.
Birinin başarısı yalnızca alkış toplar,
Diğeri sessizce savaşır, kimse bilmez neler çeker.
Herkesin bir hikâyesi, bir de yükü vardır,
Kimi yükünü gösterir, kimi içine gömer.
Dışarıdan kolay görünen nice hayatların,
İçinde kaç fırtına kopar, bir Allah bilir.
Beni eleştireceksen, önce kendine bak,
Hangi fırtınalarda ayakta kalmışsın?
Benim yürüdüğüm yolları bir de sen yürü,
Belki o zaman anlarsın, ne kadar yorulmuşum.
Ben sırtımda otuz kiloluk yükle yürürken,
Sen üç kiloyla yorulup kenara çekildiysen,
Benim adımlarımı küçümsemeye kalkma,
Çünkü sen benim taşıdığım yükü hiç bilmediysen.
Herkesin gücü, kendi hikâyesinde saklıdır,
Kimi sessizce büyür, kimi konuşarak yorulur.
Bir insanın değerini anlamak istiyorsan,
Kaç kez düştüğüne değil, kaç kez ayağa kalktığına bakılır.
Bana kibir deme, kendimi tanıyorsam,
Her söze boyun eğmeyip sınırımı koruyorsam.
Ben kimseyi küçültmek için yükselmiyorum,
Sadece hak etmediğim yerde durmuyorsam.
Öz saygı, başkasını kendinden aşağı görmek değil,
Kendi değerini başkasının terazisine koymamaktır.
Her uzatılan ele tutunmak zorunda değilsin,
Bazen insanın kendine verdiği sözde kalmasıdır asıl güç.
Ben herkesten üstün olduğumu söylemiyorum,
Yalnızca herkesle aynı yoldan geçmediğimi biliyorum.
Kimi benim vardığım yere yıllar sonra ulaşır,
Kimi de aynı yerde durur, ben yoluma devam ediyorum.
Hayat bir yarıştır derler, ben artık inanmıyorum,
Kimseyle hızımı, kimseyle yönümü kıyaslamıyorum.
Çünkü herkesin zamanı, sınavı, kaderi başka,
Ben kendi yolumda kendimle yarışıyorum.
Kimi makamıyla büyür, kimi karakteriyle,
Kimi kalabalıklar içinde, kimi yalnızlığıyla.
Bir insanın gerçek boyu ölçülmez boyuyla,
Ne kadar insan kaldığı anlaşılır zor zamanıyla.
Bazen susmak gerekir, her söze cevap verilmez,
Her eleştiri dinlenmez, her fikir benimsenmez.
İnsan kendini tanıyınca bir şey öğrenir:
Her kapıyı çalmak, her sofraya oturmak gerekmez.
Ben herkese yetişmek için kendimi tüketemem,
Her gönülde yer bulmak için özümden vazgeçemem.
Beni yanlış anlayan herkese kendimi anlatamam,
Herkesin zihnindeki insan olmak için yaşayamayacağımı bilirim.
Çünkü insan kendinden uzaklaştıkça kaybolur,
Başkalarının beklentisiyle yaşadıkça yorulur.
Bir gün aynaya bakar, tanıyamaz kendini,
Herkesi memnun etmeye çalışırken ömrü savrulur.
Ben artık her söze bir cevap yetiştirmiyorum,
Her yanlış anlaşılmada kendimi tüketmiyorum.
Beni gerçekten tanıyan, sessizliğimden de anlar,
Anlamak istemeyene bin cümle de yetmiyor.
Kiminin gözünde kibir, kiminin gözünde gurur,
Kiminin dilinde övgü, kiminin kalbinde kusur.
Sen ne yaparsan yap, birileri konuşacaktır,
Önemli olan, sonunda vicdanının sana huzur bırakmasıdır.
Hayatın en büyük dersi belki de şudur:
Herkes kendi gücünü, kendi sınırını tanımalı.
Bir başkasının yükünü hafif görmeden önce,
Onun geçtiği yollarda bir gün yürümeyi düşünmeli.
Benim hikâyem benim, senin hikâyen senin,
Senin doğrun başka olabilir, benim yolum derin.
Ne ben senin hayatına hükmedeyim, ne sen benimkine,
Herkes kendi vicdanıyla versin hesabını kendine.
Ve unutma; herkes kendi liginde oynar,
Kimi hayatı öğrenir, kimi yalnızca konuşur.
Kimi ağır yüklerle sessizce zirveye çıkar,
Kimi hafif yüklerle bile başkasının yolunu sorgular.
Benim derdim kimseyi geride bırakmak değil,
Düştüğüm yerlerden kendimi yeniden kaldırmak.
Kimseye üstünlük taslamak değil niyetim,
Kendi emeğimin, kendi değerimin arkasında durmak.
Bugün bulunduğum yere hangi bedellerle geldim,
Kaç gece sustum, kaç kez içimden yenildim,
Kaç defa kimse görmeden kendimi topladım,
Bunları bilmeden beni yargılayanlara ne anlatayım?
Bırak herkes kendince bir hüküm versin,
Bırak kimi övsün, kimi eleştirsin.
Ben yolumu başkalarının sözleriyle değil,
Vicdanımın sesiyle ve emeğimle çizeyim.
Çünkü ömür dediğin, başkalarına kendini kanıtlarken geçecek kadar uzun değil.
Her insanın kendi yoluna, kendi mücadelesine, kendi sessizliğine ihtiyacı var.
Ben kimsenin üstünde değilim;
Ama kimsenin gölgesinde de yaşamak zorunda değilim.
Kendi değerimi bilirim, kimseyi küçümsemem.
Haddimi bilirim, ama kendimden de vazgeçmem.
Herkes kendi yolunda yürüsün, kendi yükünü taşısın;
Ben kendi hikâyemi yaşayım, kimsenin hikâyesine karışmayayım.
Çünkü öz saygı, insanın kendine çizdiği sınırdır;
Olgunluk, o sınırı kimseyi incitmeden koruyabilmektir.