Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
27 Şubat 2020, Perşembe 08:58 · 174 Okunma
HÜSNÜ ZAN SUİ ZAN - Sözümoki

HÜSN-Ü ZAN SU-İ ZAN


Su-i zan kelime manası olarak; kişi hakkında kötü düşünmek, olumsuz kanaat beslemek demektir. Hüsn-ü zan ise; bir kişi hakkında iyi ve güzel kanaat beslemek, olumlu düşünmektir.
Bu iki zannı da çoğu zaman yapıyoruz değil mi? Hele ki iki kişi bir pencere kenarında oturuyor, muhabbet ederken aynı zamanda dışarıyı seyrediyorsa bilhassa kötü zanda bulunma ihtimali daha yüksek oluyor.
Bunun birinci sebebi; şeytanın , bir ortamda yalnız ya da iki kişi bulunanların aralarına akıllarına vesvese attığıdır. Dikkat edersek yalnızken aklımıza çok fazla olumsuz düşünceler gelir. İki kişiyken de dedikodu yapmaya daha meyilli olduğumuzun mutlak farkındayızdır.
Hele ki yoldan tanıdık veya tanımadık biri geçiyorsa; geçen kişi hakkında zanda bulunmamız, yorum yapmamız kaçınmazdır. Tabii nefsimiz bunu su-i zan ya da dedikodu olarak değil de ‘ama biz doğruları konuşuyoruz’ olarak çevirir.
İnsanlar hakkında dış görünüşüne bakarak olumsuz yorum yaparız ama belki de o kişi hiç olumsuz yaşantısı olan biri değildir. Olumlu yorumlar yaparız fakat bu sefer de hiç olumlu bir yaşam süren biri çıkmaz o kişi.
İnsanları tanımadan etmeden yerin dibine batırmayı ya da göklere çıkarmayı çok severiz; doğal olarak da sonucunda büyük hayal kırıklıkları yaşarız: “Aa gördün mü bak, hiç de dışardan görüldüğü gibi kötü biri değilmiş” ya da “Meğer ben onu ne kadar da iyi biri sanmıştım, yanılmışım" diyerek şaşkınlığımızı dile getiririz.
Zanda bulunmak ne kadar yanlış bir şey ise, insanları zanna sevk edecek davranışlarda bulunmak da o derece yanlıştır bence. Yaşadığımız hayat tarzına uygun kılık kıyafet ile kişiliğimizi yansıtan tavırlar sergilememiz gereklidir.
Aşırı açık saçık giyinen ama beş vakit namazını terk etmeyen insanlar varken; tesettürlü olup da Allah'a karşı kulluk görevlerini yapmayan insanlar da ne yazık ki çok fazla. Kimisi: “Ben açığım ama kalbim temiz, ibadet Allah ile benim aramda" diye itirafta bulunup kurtulduğunu sanarken, kimisi de başını örtmekle kurtulacağını sanmakta ve büyük yanılgılara düşmektedirler.
Bizim bir Müslüman olarak yapmamız gereken; elimizden geldiğince Allah'ın emrettiği şekilde yaşamaya çalışmaktır. Kendi yanlışlarımızın farkında olup sürekli bir düzelme ve çeki düzen çabasında olmaktır.
Ne yanlış zanlarda bulunup ne de insanları yanlış zanna sevk edecek davranışlarda bulunmamak temennisiyle...

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Yazarın diğer paylaşımları;
2020 Nisan ayında mutlaka yapacağın 3 şey?