Cam çerçeveler indirdim zihnime,
Dışarıdan bakınca düzenli,
İçeriden bakınca dar…
Her düşünce duvara çarpıyor şimdi.
Kalabalıkların ortasında
Bir sandalye çektim kendime,
Kimseye değmeden,
Kimseyi incitmeden oturmak için.
Kahvem soğuyor elimde,
Tıpkı içimdeki sabır gibi…
Bir yudum alıyorum,
Acı ama tanıdık bir acı bu.
İnsan en çok
Anlatamadığında yorulur,
Çünkü bazı cümleler
Dilin ucunda değil,
Ruhun en karanlık yerinde kalır.
Bir eşik var içimde,
Ne geçebiliyorum
Ne geri dönebiliyorum.
İşte en tehlikeli yer tam da burası:
Sessizliğin bağırdığı yer.
Ama kimse duymaz bunu,
Çünkü ben bağırmam artık
Sadece susarım,
Ve susmak bazen
En büyük çığlıktır.