Ben en çok
inandığım yerlerden kırıldım…
Yabancılar değil,
“asla yapmaz” dediklerim dağıttı içimi.
Bir bakışa yuva dedim,
bir sese huzur…
Meğer insan bazen
kendi kurduğu hayalin altında kalıyormuş.
Çok bekledim;
gelmeyeni,
değişmeyeni,
bir gün beni anlayacak sandıklarımı…
Ama zaman öğretti;
her güzel söz samimiyet değildir,
her yakın duran da
insanın yanında kalmazmış.
Şimdi içimde sessiz bir şehir var.
Ne eski hevesler oturuyor sokaklarında,
ne de birine güvenmenin o çocukça tarafı…
Artık kimseyle hayal kurmuyorum.
Çünkü insan,
en çok gerçekleşmeyecek düşlere alışınca yoruluyor.
Ve bazı kırgınlıklar vardır;
geçmez…
Sadece insanın içindeki
o saf inanışı sessizce öldürür.