İnce düşünen incinir derler,
Bir kalbin ağırlığını ölçemez kalın sözler.
Herkes geçer üstünden hayatın hoyratça,
O, bir çiçeğin kırılışını bile hisseder.
Bir bakışı günlerce içinde taşır,
Söylenmeyenleri duyar, suskunluğu anlar.
Gülüşlerin ardına saklanan yaraları,
Kendi yarası gibi sessizce sarar.
Kalabalıklar onun için gürültüdür sadece,
Çünkü o, en çok içinin sesini duyar.
Herkes unutmayı becerirken kolayca,
O, hatırlamanın yüküyle yaşar.
İnce düşünmek bir lütuf mudur, yoksa yük mü?
Bunu en çok incinenler bilir.
Çünkü dünya biraz kaba kurulmuştur,
Ve en narin kalpler… en çok kırılır.