Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
İnsanların İlk Atası - Sözümoki
29 Nisan 2021, Perşembe 04:27 · 19 Okunma

İnsanların İlk Atası

İnsan şudur: Karşı cinse karşı samimi, kendi cinsine karşı saldırgan bir hayvan. İşte Freud'un kastettiği cinsellik ve saldırganlık tam olarak budur. Kendi cinsine saldırgan olup karşı cinse karşı cinsellik üzerinden tavır alır. Bu saldırganlık her daim fiziksel olmayacaktır ki günümüzde psikolojik bir hâle bürünmüştür. İki en iyi arkadaşı bile ayırabilecek türden bir saldırganlıktır bu. Bilindiği üzere bunların hepsi de ego kaynaklıdır. Çünkü ikisi de hayvanlarda görülen bir problemdir. Eş rekabeti ve hemcins rekabeti. İnsan hâlbuki iradeli bir hayvandır, yani isterse karşı cinsle cinsellik olmadan konuşabilir, dost olabilir vs. Ya da kendi cinsiyle sorunsuz bir arkadaşlık kurabilir karşı cinsin bozamayacağı şekilde. Ve yine eğitilmemiş oldukları için, hâlâ kendi cinsine saldırgan, karşı cinse ise samimidir insan. Çünkü kendini bilmez, ruhunu bilmez, egosunu bilmez. Ama aldatıcı ve komik tarafı ise bir erkek hiç şiir yazmasa bile sırf karşı cinsi etkilemek için şiir yazabilir hatta ruhtan, kalpten bahsedebilir. Cinslerin rekabeti ne tuhaftır ki içerisine akıl girdiğinde küresel boyutlara kadar büyüyebilen bir savaştır. Basit tanımıyla insan bu ise ben ne dostluğa ne dostluğuma güvenirim. Ben nereden bileyim ki saldırganlık ya da cinsellik içermediğini.. Şimdi değil desem birgün hemcinsten birisi benimle rekabet etmeyecek mi? Ben de buna alet olup aptal bir şekilde gururuma yenik düşmeyecek miyim? Hepsi olacak veya olmuştur bilmiyorum. Ama ben ne hemcinsim ne de karşı cinsin dostluğuna güvenirim. Sadece ruhen bağlar kurmayı yeğlerim hepsi bu. Bedenlere kıymet vermeme sebebim büyük oranla buna bağlı. İhtiraslar ve saldırganlıklar bedende başlıyor, onu ruha bulaştırmamak için elimden geleni yapacağım. Ben hiçbir cinsellik veya hiçbir saldırganlık belirtisini kendimde görmeyene dek bilgiyi ve ruhumu mülevves edeceğim. Ta ki "Artık bir insanım, hiçbirinize karşı ne ihtirasım, ne de saldırganlığım vardır dostlarım." diyene kadar. Gandhi gibi arınmış olmak istiyorum. Daha önce ihtirastan uzak dostluklarım olmuştur ve devam etmektedir. Fakat temeli bunlar üzerine mi kurulu yoksa birgün saçma sapan bir rekabet unsuru mu olur emin değilim. Her arkadaşlığı bozabilecek bir cins vardır: Erkek ve erkek arasındakini bir kadın, kadın ve kadın arasındakini bir erkek, erkek ve kadın arasındakini kadın veya erkek her şekilde bozabilir. Komiktir ki bir kesim hâlâ gülüp bu gerçekleri okurken alaya almakta ve Freud'u sığ düşünmek veya sapık olmakla suçlayabilir. Hatta ironik olan ise saldırganlık ve cinsellik konusunda en etkin rolü de toplumda inkâr edenlerin edinmesidir. Bir gerçek şiddetle inkâr ediliyorsa haklılık payı o denli artar. Şimdi benimle birlikte hayal et: Dışarıdaki insanlara bak, birbirlerinin dikkatini çekmeye çalışmadıklarını söyleyebilir misin? Hareketleri ve konuşmaları bile bu yönde alt metinlere sahiptir. Hepsi kendini süslüyor ve geçen birisi beni beğenip aşkını ilan eder mi diye söyleniyor bile olabilir. Tam bir komedi... Hristiyanlık tarihinde bu sebepten dolayı erkekler için karşı cinsteki herkes kız kardeştir, kızlar için ise hepsi erkek kardeştir. Eğer iki kardeş anlaşırsa evlenirler ve sorun biter. Hatta iki erkek veya iki kız aynı kişiyi seviyorsa o sevilen kişi kimi tercih ederse diğeri kabullenme esasıyla konu kapatılmaktadır. Hatta Tolstoy deyimiyle çok seven kendisini feda ederek az sevene emanet edermiş sevdiği kişiyi. Kalbine gömermiş sevgisini. Günümüzde ise neredeyse yaş farkları ve akrabalık da olmasa herkes herkesin eş adayı gibidir. En basitinden yüzünü güzel/yakışıklı bulsa artık bir ihtimal ile onunla konuşmaya ve arkadaş olmaya gayret etmektedir. Hatta konuşma sırasında her zaman birleştirici ve iyi niyetlidir. Sonuçta o ve eş adayı arasında bir engel olmamalıdır. Gayet modern ve entelektüel bir kişidir artık etkileyene kadar. "Aslında ben bu konuda böyle düşünüyorum ya" falan diyerek düşünen ve tartışan insan olma çabaları falan da cabası. Halbuki o konu hakkında düşünmemektedir, sadece o an konuşmayı devam ettirmek ve etkilemek için karşıt bir sav ortaya koymaya çalışmaktadır. Birkaç bilinmeyen kelime de eklediğinde artık zeki ve dünyaya karşı âsi ve havalı bir çocuk olabilir. :) Bu yüzden zaten evlilik iradesi zayıf insanlar için zorunluluktur. Çünkü bir erkeğin kalbi bir kadın iken bir kadının aklı bir erkektir şeklinde görülür. Ama istisnalar görüldüğünde ve insan artık bedenine esir olmadığında evlenmek zorunda değildir, istediği insanla dost olabilir. Ve üzücü olarak belirtilmesinde fayda var ki büyük bir çoğunluk şu an evlendirilmelidir.

Yazarın diğer paylaşımları;
...
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Kuantum teorisi hakkında ne düşünüyorsun?