Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
İrade Ve İmaja Uyum - Sözümoki
14 Ekim 2020, Çarşamba 17:22 · 27 Okunma

İrade Ve İmaja Uyum

İnsanlar sürekli konuşur. Her baktığı her duyduğu şeye bir eleştiri oluşturur kendince. Birbiri ile etkileşimleri de bu yargılara dayanıyor bir noktada. İnsanların kalıp imajları oluşuyor birbirlerinde. Bazıları kendisi olmak yerine başkasında bilinçaltı seviyesinde oluşan imajını benimsiyor. Örneğin hiç öyle değilken "Deniz sevecen bir kişidir ve ben bu özelliğini çok seviyorum." dendiğinde kişi öyle olmasa bile sevildiği izlenimini aldığı için o hâle kendini büründürmeye başlar. Bu ilgi odaklı bir imaja uyma biçimidir. Aksine sevmediği birisi ona bir özellik yerleştirdiğinde buna da uymasa bile yine uygunluk gösterecektir. Mesela "Deniz ahlâksız birisidir." diyen kişi nefret duyduğu birisi ise ahlâksız olacaktır istemsizce. Bu tamamen us faaliyetinin dışında seyreden bir durumdur. Toplum işte bu şekilde bireyi inşa eder. Eğer kişi kendi aklını kullanmazsa başkasının akıllarındaki kalıplara uymaya çalışır istemsizce. Kendi kendisini inşa etmeyen herkes toplumun hamurunu yoğurduğu eksik gedik ne varsa bulunan toplama insanlar olacaktır. İnsanları ve kendisini sevmeyenler için yargılar hep aksine işaret edip tersini inşa edecektir bu noktada. Bu tip kişiler de her insanî kalıbı reddeder. Birisi "Deniz iyi niyetlidir." derse bu onu aşağılar niteliktedir ve hemen aksine yönelim gösterir. Aynı şey olumsuz yargılar için de geçerlidir. Her şeyi inkâr edip sonunda hiçbir şeyi inkâr edememiş olur bu kalıptaki insanlar. Üçüncü ihtimalde kabullenmişliktir. Yani kendisini yetkin bir şekilde kontrol eden bir birey için "Deniz yalancıdır.", "Deniz erdemlidir." gibi iyi-kötü imajlar önemsizdir. Çünkü kendi içerisinde yeterlilik ve olgunluk içerisinde olduğu için insanlardaki tüm imajlar yalan olur. Ki fark etmek kolaydır: "Sen çok değiştin." cümlesi yıkılan imajlardan gelir. Velhasıl kelam sona gelirken söylemek istediğim şey şu ki: İnsan insana sevgi ve bilgiden başka bir şey vermemelidir. Dünyada bu ikisi dışında insanın insanla etkileşimi hadsiz, erdemsiz ve gereksizdir zaten. İnsan "Sevmeli veya sevilmeli, öğretmeli veya öğrenmelidir." Bunlar dışında eleştirmek, yönetmek, inşa etmek, aşağılamak veya yüceltmek insanların birbiri üzerinde olan bir hakkı değildir. İnsan sevilmek için vardır, kendi hatasıyla bilgiyi de mecbur kıldığı için dünya hayatında bilgi için de olmak zorundadır maalesef. Ama temelde sevmek sevilmektir olay. Zaten Tanrı bu sebepten yaratmıştır insanı.

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
1 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
...
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Neden insan hatasından ders çıkarmaz ve aynı hatayı tekrar yapar?