Bazen öyle şeyler yaşarız ki insan kalbi olmasın ister,hissetmemek,taş gibi olabilmek ister.O kadar üzülmüştür ki yaşadıklarına artık vücudu kalbini taşıyamaz hale gelir ve böyle zamanlarda elinde olsa kalbini çıkarıp atabilmek ister.
İlginç olansa böyle anlarımızda cidden kalp bölgemizde bir ağrı hissediyor olmamızdır tarifi imkansızdır bu ağrının ve ne denli hüzünlü olduğunu ancak hisseden insanlar bilir ve anlar.Düşünülenin aksine o anlarda kalbimizde ağlıyordur ve ağrının sebebi budur.Tüm yaşanılanlar kalbimizin suçu değildir ama o da kendini suçlamıştır ve üzgündür.Sizden çok inanmıştır ve en büyük hayal kırıklığını aslında o yaşar.Siz umarsızca onu suçlarsınız ama o kendi mahkemesinde kendini yargılamış ve çoktan asmıştır.Hani iyilik yapmak istersiniz ama yaptığınız şeyin çok kötü sonuçları olur ya derdinizi kimseye anlatamazsınız herkez sizi suçlar sizde bir daha yapmak istemezsiniz işte kalbin durumu bundan ibarettir.
Bu yüzden en büyük hayalkırıklıklarımda bile ben kalbimi suçlamam hatta sonucunda üzülmek olsa bile yardım ederim ve bu yüzden aslında duygusal olmak iyi insanların ödediği bir bedel olmuştur..