İzmir'de zincirleme felâket! (Yaşınmış bir olaydır)
İzmir’de bir adam arabasıyla yolda giderken 14-16 yaşlarında genç bir kıza çarpıyor. Kızı hemen, incitmeden arabasına atıp hastaneye götürüyor ve sağlığından endişelendiği için bekleme salonunda bekliyor. Kıza bir şey olursa diye dertlenip dururken. Bu bekleyiş epey bir zaman sürüyor ve endişeli bekleyiş adamın kalbini sıkıştırıyor.
Derken, kızı muayene eden doktor görünüyor ve kızın sağlığının iyi olduğunu ama kötü bir haberi olduğunu, tüm çabalarına rağmen karnındaki bebeği kurtaramadığını ve bebeğin düştüğünü söylüyor. Analiz sonuçlarına göre, kızın yaşının küçük olduğunun da anlaşılması üzerine polis gelene kadar beklemesi gerektiğini söylüyor. Polisler geldiğinde ifadesi alınıyor ve adam babasının o olmadığı, kıza arabasıyla çarptığını ve endişelendiği için hastaneye getirdiğini, mağdur olduğunu ve bundan dolayı dava açacağını söyledikten sonra, kızın ifadesi alınması için kendine gelmesi bekleniyor.
Bir müddet sonra kız kendine geliyor ve kendine geldiğinde adamı yalanlıyor “çarpma hikâyesinin yalan olduğunu, çocuğun babasının kendisini hastahaneye getiren o adam olduğunu” söylüyor.
Kız bebeğin hesabını ailesine veremeyecek durumda ve korumak istediği biri olduğundan böyle bir hikâyenin daha iyi olacağını düşünüyor ama bu tarz durumlarda tahlil yapılabileceğini, deliller bulunabileceğini bilmediğinden böyle söylüyor.
Adam hemen tahlil yapılmasını istiyor ve tahlil sonuçları adamın beklediği gibi lehine çıkıyor. Adamın suçsuz olduğu anlaşılıyor ancak doktor, adama, haklı olduğunu ve bebeğin ondan olmasının imkânsız olduğunu, yumurtalıklarının doğuştan gelişmemiş olduğunu ve kısır olduğunu söylüyor.
Adam bunu duyunca şok oluyor çünkü biri 25, diğeri 22 yaşında iki tane kocaman çocuğu olduğunu söylüyor ve tekrar kontrol etmesini istiyor. Doktor kendinden emin olmasına rağmen bir kez daha test yapıyor ve sonuç değişmiyor. Tahlil sonuçlarının ortada olduğunu gören adam karısını dava ediyor ve karısı duruşma salonunda; “Kocasını çok sevdiğini, zamanında çocuk sahibi olamadıklarını ancak büyük sorunlar yaşadıklarını, onu kaybetmemek için çocukları adamın en yakın arkadaşından yaptığını” itiraf ediyor.
Tabii boşanıyorlar ve adam kendisinin zannettiği çocuklarını 25 yıl besleyip büyütüp yetiştirdikten sonra evlatlıktan reddediyor ve arkadaşıyla ilişkisi tabi haliyle bitiriyor.
Bu olayı nasıl değerlendiriyorsun?