Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
Kahverengi Defter - Sözümoki
15 Temmuz 2013, Pazartesi 20:32 · 75 Okunma

Kahverengi Defter

Vücudu hıçkırıklarla sarsılırken gözyaşları "Merhaba.." dedi doğmak için bulutlarla savaşan güneşe. Onsuz selamladığı beşinci gününe aslında uyumadan uyanmıştı. Her şey onu hatırlatırken ağlamamak için kendini tutmak ve uyumaya çalışmak o kadar zordu, ki bunu başaramıyordu da zaten.

Duvarlar, kapılar, sandalyeler, koltuklar, artık bir tarafı boş kalmış o yatak, filmler, kitaplar. En kötüsü de şarkılardı zaten. Melodinin her notası onu anlatırdı. Müzik aşığı bir insan da şarkılara böyle küserdi zaten.

Dışarıya da çıkamıyordu. Karşısına çıkan herkes sanki o olurdu. Her zaman böyleydi bu. Ondan önce, onunla ve - lanet olsun ki- ondan sonra. "Şunun gözünde gözlük mü var? Aa bak bunun da omuzları aynı. Saçları? Boyu? Yanakları?" diye diye karşısındakiler ona hiç benzemese bile birden o olur çıkardı.

Arkadaşlarıyla konuşamıyordu! Her anını anlattığı arkadaşları sakladıkları anılarla onu korkuturlardı.

Günlüklerini bile eline alamıyordu. Yatağın sağ tarafına o uzanırdı, kızsa ona baka baka günlüğünü yazardı. Şimdi o yoktu! Günlük eline gelmezdi ki...

Donuk hareketlerle kalktı, elini yüzünü yıkadı. Morarmaya başlamış gözleriyle etrafa bakarken onlar için yapabileceği hiçbir şey kalmamıştı. Odasına döndü. Dolaptan rastgele bir kot, bir de tişört. Odadan çıkmadan aslında şuan hediye paketinde olması gereken defteri aldı. Sonra kapının önündeki anahtarı.

Dakikalar sonra mezarlığın günün ilk ışıklarıyla ürkütücü bir şekilde parlayan kapısından girmişti. Birkaç dönemeçten sonra oradaydı işte.

Ardarda dizilmiş mezarlarda gezdirdi gözlerini. Birtanesi (birtanem anlamında) beş gün önce yatmıştı o topraklara.

O gün aslında bugün için hazırlıklar yapıyordu. Bugün sevgilisinin doğum günüydü. Hediyesi ise hazırdı. Deri kaplı eskitme defterin içine anılarını doldurmuştu. Fotoğraflar, mektuplar, bazı sabahlar karşılaşığı minik notlar ve günlüğünden alınma birkaç anı...

Evet bugün onun doğum günüydü ve kız elinde kahverengi bir defterle yaklaşmaya korkarcasına duruyordu orada.

Defter düştü önce. Sonra gözyaşlarıyla birlikte o yerdeydi. Dizleri de acıya dayanamamış ve onu toprakla buluşturmuştu.

Sonunun burada olmasını diledi. Kapadı görmeye katlanamayan gözlerini. Soğuk yavaş yavaş bedenini ele geçirirken anıları son kez çağırdı kendine...

1 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Sence bir insanı en çok ne tutsak eder; kendi geçmişi mi, yoksa başkalarının onun hakkındaki düşünceleri mi?
X

Daha iyi hizmet verebilmek için sistem içerisinde çerezler (cookies) kullanmaktayız. "Çerez Politikamız" sayfasından daha detaylı bilgilere erişebilirsin.

Anladım, daha iyisini yapmaya devam edin.