Hayat bazen sessizce eksiltir insanı. Bir gün fark edersin ki ne büyük kavgalar kalmıştır geride ne de büyük zaferler... Geriye sadece yarım kalmış anılar kalmıştır.
Çayımız bardakta soğur; çünkü birlikte içeceğimiz insanlar artık yanımızda değildir. Çocukluğumuz sokaklarda kalır; çünkü büyümek, en çok da dönülemez bir yoldur. Mutluluğumuz kursağımızda düğümlenir; çünkü hayat, en güzel cümleleri bazen tamamlamamıza izin vermez. Sevdiklerimiz ise uzaklarda kalır; kimi kilometrelerin ardında, kimi kaderin, kimi de sonsuzluğun...
İnsan aslında sahip olduklarıyla değil, geride bıraktıklarıyla yaş alır. Bir sokağın köşesi, eski bir çay bardağı, çocuk kahkahalarının yankısı... Hepsi bir gün hatıraya dönüşür. Ve anlarız ki zaman hiçbir şeyi gerçekten bizden almamış; sadece onları "özlem" diye kalbimizin en derin yerine emanet etmiştir.
Belki de hayatın en büyük gerçeği şudur: Herkes bir şeyleri geride bırakır. Ama önemli olan, geride bıraktıklarının içinde sevgiyi eksik bırakmamaktır. Çünkü gün gelir ne evler, ne eşyalar, ne de makamlar hatırlanır... İnsan, sadece kendisine hissettirileni hatırlar.
O yüzden bugün sevdiklerine sarıl, kırgınlıklarını erteleme, çayını soğutmadan paylaş ve çocukluğunu unutma. Çünkü yarın dönüp baktığında "kaldı işte" diyeceğin tek şey pişmanlıklar olmasın. Geriye, kalbinde huzur bırakan anılar kalsın.