Bazen sessizlik en derin duyguları saklar. İnsan sustuğunda hiçbir şey bitmez aksine her şey içinde daha da ağırlaşır. Söylenmeyen her bir cümle karanlık bir odada birikir. Kimse görmez, duymaz, hissetmez ama o oda giderek dolmaya devam eder. Dışarıdan bakıldığında sakin görünen bir yüzün ardında aslında binlerce kelimenin yankısı saklıdır. O odanın kapısı açılsa, içindekileri bir bir dışarıya haykırsa belki de en çok kendisi korkardı o haykırıştan. Çünkü yıllarca sustuğu ne varsa bir bir konuşmaya başlardı. Kendisinin bile unutup içine attığı her sessiz haykırış kulaklarında yankılanırdı. Kırgınlıklar, kızgınlıklar, yarım kalmış vedalar hepsi bir anda karanlıktan çıkıp gün yüzüne vururdu.
İnsan çoğu zaman başkalarından saklamaz aslında en çok kendi içinden saklanır. Çünkü insan en ağır yüzleşmelerin kendisiyle olduğunu bilir. O yüzden çoğu zaman kelimelere dökülmez susulanlar. Susar, susar ve zamanla sustukları büyür içinde.
Suskunluk ne kadar kaçış gibi görünse de kaçış değildir aslında, insanın kendi içindeki fırtınayı kendisi de dahil kimse görmesin diye örülen duvarlardır.
Ama sessizlik sandığımız kadar masum değildir. Çünkü sustukça o oda dolmaya devam eder. Söylenmeyen her kelime, dile getirilmeyen her kırgınlık o karanlıkta yerini alır. Zaman geçtikçe kapı ağırlaşır, kilit paslanır ve artık o kapıyı açacak cesareti tamamen kaybeder.
Belki de bu yüzden bazı insanlar çok konuşmaz. Çünkü içlerinde taşıdıkları şeyler birkaç cümleye sığamayacak kadar büyüktür. Anlatmaya çalışsalar bile eksik kalacağını bilirler. Bu yüzden kelimeler yerine sessizliği seçerler. O sessizlik bazen bir kabulleniştir, bazen bir yenilgi, bazen de insanın kendi içinde verdiği görünmeyen bir savaşın izidir.
Ve zamanla insan şunu fark eder:
Bazı duygular anlatılmadığı için kaybolmaz.
Sadece daha derine iner.
Belki de bu yüzden bazı kapılar hiç açılmaz. Çünkü insan o kapıyı açarsa içinden çıkacak olan şeyin sadece bir duygu değil, yıllardır susturulmuş bir hayat olduğunu bilir.
Ve belki de en acısı şudur:
İnsan bazen bağırarak değil, sessizleşerek kaybolur.
Çünkü bazı çığlıklar vardır ki duyulmaz; insanın içinde ömür boyu yankılanır.