Eskisi gibi bakamaz kimseye, çünkü bir kez çöken şey sadece inanç değil,
dünyayı tutan dengedir.
İnsan güvenle açar kapılarını; o kapılar kırıldığında, aynı içeriye bir daha davet çıkmaz.
Güveni sarsılan insan daha az konuşur,
daha çok tartar.
Herkesi suçlamaz ama kimseyi de sorgusuz sevmez artık.
Kalbi yerindedir hâlâ, ama etrafı duvarlarla çevrilmiştir.
Bu değişim bir soğuma değil, bir öğrenmedir.
Çünkü insan en çok, emanet ettiği yerden incinince başka biri olur.