KIRILDIĞIM ANI HATIRLIYORUM
Bazı anlar vardır…
Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, içinden çıkamazsın.
Benim de öyle bir anım var.
Unuttum sandım.
Üstünü kapattım sandım.
Ama insan bazı şeyleri unutmaz… sadece susturur.
Ve o susturduğu şey…
Bir gün hiç beklemediğin anda yeniden konuşur.
Benimki öyle oldu.
Bir anda değil…
Yine yavaş yavaş.
İçimde bir ağırlık başladı önce.
Sebepsiz gibi… ama aslında çok sebebi olan bir ağırlık.
Nefes almak zorlaştı bazen.
Ama kimse anlamadı.
Çünkü ben yine gülüyordum.
İnsan en çok neye şaşırıyor biliyor musun?
Kendi dayanıklılığına.
“Buna da dayanırım” diyorsun.
Sonra bir bakmışsın…
Gerçekten dayanmışsın.
Ama içinden bir şey eksilmiş.
Ben o gün… bir şeyimi kaybettim.
Adını koyamadım uzun süre.
Kalbim mi kırıldı dedim…
Hayır, bu başka bir şeydi.
Sanki içimde bir kapı kapandı.
Ve o kapının arkasında kalan ben…
Bir daha hiç çıkamadı.
O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı.
Aynı sokaklar…
Aynı insanlar…
Aynı hayat…
Ama ben aynı değildim.
İnsan değiştiğini hemen fark etmiyor.
Ama bir gün bir cümle kurarken yakalıyorsun kendini…
“Ben eskiden böyle değildim.”
İşte o an…
Her şeyin değiştiğini anlıyorsun.
Ben artık daha az konuşuyordum.
Daha çok susuyordum.
Eskiden içime atmadığım şeyleri…
Şimdi içimde büyütüyordum.
Ve en kötüsü neydi biliyor musun?
Kimse fark etmedi.
Kimse demedi ki:
“Sen iyi değilsin.”
Belki deseler…
Dağılırdım.
Belki de ilk defa… gerçekten anlatırdım.
Ama kimse sormadı.
Ben de anlatmadım.
İçimde biriktirdim.
Biriktirdim.
Biriktirdim.
Biriktirdim…
Ta ki içimde taşıyamayacak hale gelene kadar.
İnsan bazen ağlayamaz bile.
O kadar dolarsın ki…
Gözyaşı bile çıkmaz.
Ben öyle oldum.
Sadece içim acıyordu.
Sessizce.
Derinden.
Ve kimse duymuyordu.
Bir gün kendime şunu sordum:
“Bu böyle ne zamana kadar sürecek?”
Cevap yoktu.
Çünkü bazı şeylerin süresi yok.
Bazı acılar… kronik.
Geçmiyor.
Sadece sen onunla yaşamayı öğreniyorsun.
Ama ben öğrenemedim.
Ben sadece…
İçimde taşıdım.
Gülerek.
Susarak.
Yokmuş gibi yaparak.
Ama içimde bir yer vardı…
Hâlâ o anın içinde kalan.
Hâlâ çıkamayan.
Ve en kötüsü…
Hâlâ aynı acıyı hisseden.
Ben oradan çıkamadım.
Belki de bu yüzden…
Bugün hâlâ aynı yerimden kırılıyorum.
Aynı şeylere susuyorum.
Aynı şeylere içimden ağlıyorum.
İnsan bir kere kırılınca…
Hep aynı yerden çatlıyor.
Ve ben…
En çok oradan yoruldum.