Gemiyi sen yaktın...
Ben ise dönecek liman bırakmadım ardımda.
Çünkü bazı vedalar, Tek bir kapıyı değil,
Bütün dönüş yollarını kapatır.
Bir zamanlar adını dua diye taşıyan dilim,
Şimdi sessizliği ezberledi.
Ne kırgınlığımı anlattım,
Ne de içimde ölen umutları...
Derler ya;
"İncir ağacı çiçek açarsa belki..."
Varsın açsın. Hatta mevsimler tersine aksın,
Gece gündüze karışsın.
Bazı yaralar vardır ki,
Zaman kabuğunu iyileştirir,
Ama hatırası hep sızlar.
Ben seni affetmeyi öğrendim belki,
Ama aynı yolda yürümeyi unuttum.
Çünkü güven, Bir kez yıkıldığında
Taş taş yeniden örülse bile
İlk hâline dönmez.
Artık ne küller konuşur,
Ne de duman geçmişi çağırır.
Ben içimdeki yangını söndürdüm,
Sen geride bıraktığın ateşle kaldın.
Bil ki...
Bir gün incir ağacı dört mevsim çiçek açsa da,
Denizler kıyıya özür taşısa da,
Gökyüzü eski yıldızlarını geri getirse de...
Bazı hikâyeler yeniden başlamaz.
Çünkü en büyük ayrılık,
İki insanın birbirinden gitmesi değil;
Bir daha aynı kalbe dönememesidir.