Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
LABİRENT Mütemadiyen değişen bir haletiruhiye. İçimde binl - Sözümoki
23 Ocak 2026, Cuma 16:40 · 20 Okunma

LABİRENT

Mütemadiyen değişen bir haletiruhiye. İçimde binlerce ben var. Hepsini ayrı ayrı seviyor, bazen nefret ediyorum. Derin nefes alışverişlerde duruluyor düşünceler. Bir ‘es veriyor sonra başlıyor yeniden eseriklenmeye. Bir baharı bekleyen kumrudan, sonbahar yaprağı döken sarı kâğıt parçası oluveriyor. Tam üstüne basacağım! hışırtısı irkiltiyor. Yerden alıp başlıyorum nemiyle resim baskısı yapmaya. Elime yüzüme bulaşıyor. Yaprak , “yerde sanki daha huzurluydum” der, gibi bakıyor. Fırlatıyorum aldığım yere. İçim cız ediyor. Saniyesinde beliren gölgeler gibi geliyor bulutlar üstüme, üstüme. Işık hızında geçiyorlar, film fragmanı gibi. Bir artist edasıyla süzüldüğümü hissediyorum yanlarında. Selamlıyorum; seyirci kuşları, ağaç dallarını. Ayağı incinmiş bir minik serçe bakıyor şaşkın şaşkın. Minik kanatlarına aldırmadan kartal kesiliyor. Cebimde simitten arta kalan son susam tanelerini atıyorum gökyüzüne. Sanki sevabına kâğıt para fırlatmışım gibi gururlanıyorum. Hava atma sırası artık bende. Önüm arkam bomboş, insanlar yok oluyor bir anda. Sonra merdivenlerde görüyorum. Seğirtiyorlar, otobüse yetişecekler belli. Umruma sallamıyorum, sallana sallana yürüyorum. Benim acelem yok ki! Saat çanı kafamın içinde ötmeye başlıyor. Geç kaldığımı anlıyorum o vakit. Belki dokuz, belki onbir. Rakamların lüzümu yok. Son kalan sigaramı yakıyorum. Her çekişimle bir alev yalazı beliriyor. Alevlenmiş benim gibi. Dumanı öyle değil; tam aksi, soğuk davranıyor. Israrla benden uzaklara doğru mütemadiyen yol alıyor. İzliyorum süzülerek gidişini. Bitmesini beklemeden, ben bitiriyorum. Eziyorum ayağımın tabanıyla. Demir mazgal arıyorum bir ümit. Zavallı kaldırımda ıslanıyor. Saçlarım yapış yapış. Açık kalan penceredeki perde misali, her rüzgâr esişinde aralıyor gözlerimi. O sırada bir kedi daracık göz hizamda beliriyor. Ağzındaki minik kemik parçasını gözünü kırpa kırpa kemiriyor. Sonra perde tekrar kapanıyor. Düşüncelerden sıyrılıp sonunda uyuyabiliyorum. Gördüklerim mi rüyaydı?. Yoksa düşüncelerim mi rüya? Bilmiyorum. Belki de zaten uyuyordum. Sanırım uyandım. Emin olamıyorum. Beynim bir labirent gibi çıkmazlarda sürekli. Peynire ulaşmaya çalışan bir fare gibi kemiriyorum kendi kendimi. Belki de ulaşmamaktır, iyi. Sonunda bir kapana yakalanmak sanırım daha tehlikeli.

Yazarın diğer paylaşımları;
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Bir ortamda sevilmediğini veya istenmediğini hissettiğinde tavrın ne olur?
X

Daha iyi hizmet verebilmek için sistem içerisinde çerezler (cookies) kullanmaktayız. "Çerez Politikamız" sayfasından daha detaylı bilgilere erişebilirsin.

Anladım, daha iyisini yapmaya devam edin.