Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
05 Ekim 2019, Cumartesi 18:16 · 31 Okunma
Lev Nikolayevic Tolstoy - Sözümoki

Lev Nikolayevic Tolstoy

Lev Nikolayeviç Tolstoy (d. 9 Eylül 1828 - ö. 20 Kasım 1910
Büyük Rus yazardır. (Leo Tolstoy), 9 Eylül 1828'de Moskova'nın güneyindeki Tula vilayetinin Yasnaya Polyana kasabasında doğdu. 20 Kasım 1910'da Astapovo'da yaşama gözlerini yumdu.

Lev Nikolayeviç, 1821'de evlenen Kont Tolstoy ile Prenses Mariya'nın dördüncü çocuğudur. Annesi beşinci çocuğunu doğururken 1830'da öldü. Lev Nikolayeviç 2 yaşındaydı. 9 yaşına gelince de babasını yitirdi (1837). Anne ve babasının olmaması yüzünden çocukluğu halalarının yanında geçti, eğitimini onlar üstlendi.

Bu yıllarda Dickens, Pascal, Platon gibi klasikleri okudu. Kazan Lisesi'ne girdi. Kendi seçtiği program üzerinden liseyi bitirdi. Doğu Dilleri Fakültesinde sınıfta kalınca 1846'da Hukuk Fakütesine geçti. Hukuk öğrenimini de yarıda bıraktı ve 1847 yılında, doğduğu yer olan Yasyana Polyana'daki çiftliğine geri döndü.

1851'de Rus ordusuna yazıldı ve Kırım Savaşı'nda topçu teğmeni olarak görev yapan ağabeyi Nikolay'ın yanına gitti. 1852'de astsubay olarak topçu bataryalarından birine verildi. Bir süre sonra sağlığı bozuldu. Can sıkıntısını gidermek için roman yazmaya karar verdi. Çocukluk Çağı adlı uzun öyküsünü beğenen şair Nekrasov, onu Çağdaş dergisinde yayımlayacağını Tolstoy'a bildirdi. Eleştirmenler de öyküyü beğendiler ve Tolstoy'tın edebiyata attığı bu ilk adım gereken ilgiyi gördü.

Tolstoy, Gürcistan'daki şeyhlere karşı girişilen hareketlerde yer aldı. Ardından 1853'te I. Nikola Osmanlı İmparatorluğu'na karşı savaş açınca Tolstoy, subaylığa yükseltildi. Tuna ordusu bataryalarında görev yaptı. Gerçi o zamanının çoğunu Bükreş salonlarında geçirse de elinde dürbünle savaşan, boğuşan insanlan seyrediyordu. Silistre'nin yardımına koşmak üzere İngilizler, Fransızlar Karadeniz'e asker yollayınca Ruslar Tuna kıyılarından içeri çekildi.

1854 eylülünde, Türk-Fransız-İngiliz kuvvetleri Sivastopol'u kuşatınca Tolstoy Kırım'a naklini istedi, ama Sivastopol'a topçu asteğmeni olarak verildi. Buradaki savaş onu insanlığa yeni bir yol çizme arayışına sürükledi.

"Bu dünyada bahşedilecek olan pratik bir din, İsa'nın dini olacaktır bu!" dedi. İlkel Hıristiyanlığı tarif etti, kiliseye sırt çevirdi. Öbür dünyadan çok bu dünyayı hedef aldı. İleride Tolstoyculuk olarak adlandırılacak düşünce bu yıllarda filizlendi, 24 yıl sonra dal budak sararak ortaya çıktı.

Tolstoy, ateş hattından kurtulmak içın can arıyordu. Ona bu savaşın tek kazancı Kırım ve Sivastopol'da gördüklerini, yaşadıklarını Sivastopol Hikayeleri'ne aktarabilme birikimi sağlamasıydı. Sivastopol düştükten sonra Petersburg yolunu tuttu ve yazarlığı meslek edinmeye karar verdi.

1855 Kasımında Turgenyev'le tanıştı. Burada iki edebiyat grubu vardı, biri Batı'ya açık, diğeri ulusal kaynaklardan yana olan grup. Her iikisiyle de zaman zaman ters düştü. 1857'de İsviçre, Almanya ve Fransa'yı gezdi. Bu sırada kardeşi Nikolay kollarında can verdi. O gezideyken 1861'de Rusya'da kölelik kaldırıldı. O da Rousseau gibi düşünüyor: "Doğa iyidir, toplum kötüdü.r" diyordu. Tolstoy, kendi bölgesinde eski kölelerle toprak sahipleri arasındaki toprak ve borç anlaşmazlıklarını çözmek üzere yargıçlık görevini üstlendi.

Sonya ile karşılaşması bu yıllara rastlar. Sonya Bers komşu çiftliğin sahibinin, suluboya resimler yapan, hikayeler yazan, ortaokulu henüz bitiren 18 yaşında genç bir kızıydı. Tolstoy ise, 34 yaşındaydı. 1862 Eylülünde nişanlandılar, bir hafta sonra da evlendiler. Bu evliliğinden on üç çocuğu oldu. Sonya kıskanç bir kadındı, evine bağlıydı. Kararsız ve uçan Tolstoy'u kendine bağlayarak onun soluklu eserler vermesine yardımcı oldu. Savaş ve Barış bu yıllarda tasarlandı, yazıldı. İlk onbeş yıl büyük mutluluk yaşadılar.

Savaş ve Barış, Tolstoy'un adını çok yüceltti. Bu dönemde hayli okunan yazar, çocuklar için alfabe hazırlamaya koyuldu. Ama yayınevlerinin çekici önerileri ona Anna Karenina'yı yazdırdı (1877). Tolstoy'un huzuru bozuldu. Dine sığındı, oruç tuttu, günah çıkardı, köy kilisesindeki ayinlere katıldı. 1878-1879 kışında İtiraflar'ı yazdı. Bu Tolstoyculuğun ilk temel taşı oldu.

Tolstoy'un sofuluğu iki yıl sürdü; çünkü Tolstoy, hiçbir yetkiye boyun eğemeyecek kadar güçlüydü. Tolstoy, 1880'den sonra Hıristiyanlıktaki ölümsüzlük düşüncesini, Ortodoks Kilisesi'ni ve her türlü siyasal iktidarı dışladı. Kendine özgü bir din geliştirmeye başladı. Düşüncelerini açıkladığı Dogmatik Teolojinin Eleştirisi, Dört İncil'in Çevirisi ve Uzlaşması adlı kitapları büyük tepki topladı. "Sanat Nedir?" adlı incelemesini yayımladı.

Bu dönemde yazdığı İvan İlyiç'in Ölümü, Kreutzer Sonat, Hacı Murat ve son büyük romanı sayılabilecek Diriliş gibi eserleri, aynı manevi arayışı yansıttı. Kırım'a dinlenmeye gitti. Vasiyetnamesini hazırladı (1910).

Aile çevresinde bunalan yazar, 7 Kasım 1910'da ailesini terk etmeye karar vererek yanına en küçük kızı ve doktorunu alarak, trene binip güneye yöneldi. Yolda halsiz düştü. Astopovo istasyonunda indi. Gar şefi bu ünlü yolcuyu evinde konuk etti. Ne var ki yemek yemiyordu, hastaydı. 20 Kasım sabahı saat altıyı beş geçe, zatürreeden yaşama gözlerini yumdu.

Türk ve Dünya Edebiyatındaki Yeri

Türk edebiyatının Tolstoy'la tanışması on dokuzuncu yüzyılın sonundadır. Yeni harflere gelinceye kadar epeyce bir kitabı yayımlanır. Bunlardan bilinebilen ilk kitap Madam Gülnar'ın çevirdiği "Familya Saadeti" adlı eseridir. 1891 tarihini taşıyan bu yapıtın aynı çevirmenle yeni harflerle basımı yapılmamıştır. Ancak M.E. Gözlü tarafından 1977 yılında Aile Mutluluğu adıyla yeniden yayımlanmıştır. Öte yandan Tolstoy'un edebiyata getirdiği iç gerçek, Peyami Safa'dan Ahmet Hamdi Tanpınar'a, Yusuf Atılgan'dan Oğuz Atay'a birçok romancımızı etkilemiştir.

Tolstoy'un

"Amaçsız sanat olmaz, sanatın başlıca amacı da insanlar arasındaki ilişkilerin düzenlenmesine yardım etmektir. Bu ilişkilerin düzelmesine kesinlikle yardım etmeyen bir şey varsa o da savaştır. Sonucu raslantıya dayandığı için savaş insanlık dışı, insan yaradılışına aykırı bir şeydir." der.

Onun Kırım ve Sivastopol savaşlarına üsteğmen olarak katılışı ona engin bir deneyim sağlar. Bu birikimini yalınızca Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en büyük klasiklerinden biri olan Savaş ve Barış'ta kullanarak gösterir.

Tolstoy, Rusya'nın aynası olur. Onun eserleri Çarlık Rusyası'ndan Devrim Rusyası'na ilerleyen süreci birçok yönüyle gözler önüne serer. Bu yalnızca dış gerçek açısından değil, iç gerçek ya da bilinçaltı açısından da büyük önem taşır. Dahası bu yönüyle öncüdür.

Çağının en büyük romancısı olan Tolstoy, J.J. Rousseau gibi, insanların ahlakını bozan sanata düşmandı. Zorbalığa ve büyük mülkiyete karşıydı. Mülkiyet konusunda ailesiyle arası açıldı. Bunun için varını yoğunu köylülere dağıtırken, eserlerinin telif ücretinin dagıtılmasına sıra geldiğinde karısı buna engel olur.

Eserlerinden özellikle Anna Karenina ve Savaş ve Barış'ın çok sayıda filmi ve sahne uyarlaması vardır. Turgenyev, Savaş ve Barış'ın Fransızcasını dostu Fransız yazar Gustave Flaubert'e gönderir. Ondan gelen mektupta şunlar yazılıdır:

"Bana Tolstoy'un Savaş ve Barış'ını okuma fırsatı verdiğiniz için size teşekkür ederim. Birinci sınıf! Ne sanatçı ve ne psikolog! İlk iki kısım kusursuz, ama üçüncü yokuş aşağı gidiyor ... Bazı kısımlar ise Shakespeare düzeyinde. Okurken zevkten gözlerimden yaşlar aktığını hissettim, üstelik bu çok da uzun sürdü. Evet, güçlü. Çok güçlü!"

Türkçede de Yayımlanan Başlıca Eserleri

Acıklı Bir Sergüzeşt (Ahmed Salahaddin, tarihsiz);
Adem-i Müsavat (Ali Fuat, 1343/ 1924);
Anna Karenina (Raif Necdet Kestelli- Sadık Naci, 4 cilt 1328/ 1910);
Hacı Murat (Y.R., 1329/ 1911);
Çocukluk (Rana Çakıröz, 1945);
Gençlik (R. Çakıröz-Cengiz Ekinci, 1947);
Çocukluk ve Gençlik Yılları (A. Ekeş, 1970);
Familya Saadeti (Madam Gülnar, 1309/1891);
Kazaklar (A.K. Akyüz, 1937);
Sivastopol 1855 (Esat Nermi, 1966 );
Savaş ve Barış (Harp ve Sulh adıyla, A.K. Akyüz, 1938; Zeki Baştımar, 4 cilt 1943-49; Vahdet Gültekin-Samih Tiryakioğlu, 1958; Savaş ve Barış adıyla Leyla Soykut, 4 cilt, 1968-71; Cevat Çapan, 1971; Ela Güntekin, 1974; A. Tokatlı, 4 cilt 1982 );
Anna Karenina (Bahadır Dülger, 2 cilt 1949; A. Bekir Sıtkı, 2 cilt 1959-60; Hasan Ediz, 4 cilt 1968; Rasih Tınaz, 1970; Ergin Altay, 1970);
İvan İlyiç'in Ölümü (Haydar Rifat Yorulmaz, 1935; N.Y. Taluy, 1945; Mehmet Özgül, 1969; G. Suveren, 1974);
Kreutzer Sonat (Ali Kamil Akyüz, 1936; Nilhal Yalaza Taluy, 1954; R. Tınaz, 1972);
Serge Baba (Hüviyet Bekir Örs, 1943);
Diriliş (E. Altay, 1971; R. Tınaz, 1970; N. Altınova, 1982)
Tolstoy Eserleri:
Romanları

Çocukluk
İlk Gençlik
Gençlik
Sivastopol Serisi
Kazaklar
Savaş ve Barış
İnsan Nasıl Ölür?
İvan İlyiç'in Ölümü
Anna Karenina
Kreutzer Sonat
Diriliş
Hacı Murat
Serge Baba
Öyküleri
Toprak Ağasının Sabahı
Baskın
Ormanın Kesimi
Notes of a Billiard Marker
İki Süvari Subayı
Bir Karşılaşma
Tipi
Lucerne
Albert
Üç Ölüm
Aile Saadeti
Polikuska
The Decembrists
Caucasus Mahkumu
İvan İlyiç'in Ölümü
Holstomer
İnsanlar Arasında Boş Bir Konuşma
Usta ve Çırak
Köyde Şarkı Söylemek
Köyde Dört Gün
Yanlış Kupon
Oyun'dan Sonra
Masalları

Fil ile Tilkiler
Masallar
Tolstoy'dan Masallar
Günlük ve Mektuplar
İlk hatıralar
İtiraflarım
Sevginin Talebi
Eğitim

Popüler Eğitim
Eğitim ve Öğretim Programları ve Danışmanlığın Tanımı
Bir Okuma Kitabı
Popüler Öğretim
Yeni Bir Okuma Kitabı
Din ve Ahlak
Doğmatik Teolojinin Eleştirisi
İncil'in Kısa Bir İzahı
The Four Gospels Unified and Translated
Church and State
Neye Güveniyorum?
Hayat
Sevgi Tanrısı ve Komşunun Biri
Timothy Bondareff
İnsanlar Niçin Sarhoş Olurlar?
On Non-Resistance
Birinci Adım (vejeteryanlık üzerine)
Tanrı'nın Hükümdarlığı Kendi İçimizdedir
Non-Activity
The Meaning of the Refusal of Military Service
Sebep ve Din
Din ve Erdem
Hıristiyanlık ve Vatanseverlik
Non-Resistance ( Ernest H. Crosby'e bir mektup)
Kutsal Kitab'ı nasıl Okumalıyız?
Kilise'nin Aldatmacası
Hıristiyan Öğretisi
İntihar
Öldürmeyeceksin
Aziz Sinot'a Yanıt
Sadece Savaş
Dinde Hoşgörü
Din Nedir?
Ortadoks Rahiplerine
Bilgeleri Düşünceleri (derleme)
Tek İhtiyacımız
Büyük Günah
A Cycle of Reading (derleme)
Adam Öldürme!
Birbirinizi Sevin
Gençliğin Savunması
Şiddetin Yasası ve Sevginin Yasası
Tek Emir
Her Gün İçin (derleme)
Sanat ve Edebiyat

Sanat Nedir?
Sanat ve Sanatsal Olmayan
Shakespeare ve Drama
Dr.Alice Stockham'ın Edward Carpenter Tarafından Yazılan "Modern Bilim Cevirisi"nin Önsözü
Orloff'un Albümü
Amiel
Guy de Maupassant Hikayelerinin Serbest Çevirileri
Bernardin de St. Pierre
Halk İçin Kısa Öğretici Hikaye ve Mektuplar
İnsan Neyle Yaşar
Sevgi Nerdeyse Tanrı da Ordadır
İki Yaşlı Adam
İhmal Edilen Bir Ateş Evi Yok Eder
Nicolas Stick (Çar 1.Nicolas )
Bir İnsana Fazla Mülkiyet Gerekir mi?
Ifias
Tanrı'nın Oğlu
Üç Münzevî Adam
Mum
Pişman Günahkâr
İlk Damıtıcı
Aptal İvan
Boş Davul
Işıkla Birlikte Işıkta Yürümek
Üç Mesel
Esarheddon
Üç Soru
Cehenneme Dönüş
Çalışmak, Ölmek ve Hastalanmak
Bir Dua
Meyveler
Korney Vasilyeff
Niçin?
İlahiyatçı ve İnsan
Bir Köylüye Bilimsel Bir Mektup
Sosyal ve Siyasi Denemeler

Moskova'nın Nüfus Sayımı (1882'de)
M. A. Engelhardt'a Mektup
Halde Ne Yapmalıyız?
Kadınlar
El Emeği
Zihinsel Hareketlilik ve El Emeği
Kültür Şöleni (Moskova Üniversitesinin Yıldönümü'ne)
Bir Devrimci'ye Mektup
Açlık (rapor ve mektuplar)
Utandır! (bedensel cezaya karşı)
Vatanseverlik ve Barış
Liberallere
Bakanlara
Sonun Başlangıcı
Terfi Ettirilmemiş Bir Görevliye Mektup
Hague Barış Konferansı
İki Savaş
Suçlu Kim?
Carthago Delenda Est
Zamanımızın Köleliği
Çıkış Nerede?
Vatanseverlik ve Hükümet
Gerçekten Zorunlumu?
Çar'a ve Yardakçılarına
Çağın Yaklaşan Sonu
Askerlik Hatıraları
Memurluk Hatıraları
İşçi Sınıfı Problemi
Çar'a Mektup
İşçi Sınıfına
Politikacılara
Sosyal Reformlara
Pietro Mazzini'ye Mektup
Kendinizi Hatırlayın
Rus Devrimi
İşçi Sınıfı Nasıl Özgür Kılınabilir?
Büyük Bir Adaletsizlik
Rusya'da Sosyal Hareket
Çağın Sonu
Halkın Savunması
Askerlik Hizmeti
Rus Devrimi'nin Anlamı
Ne Yapılmalı?
Hükümetin, Devrimcilerin ve Halkın Bir Savunması
Mülkiyet Sorununun Tek Çözümü
Susamam
Molochnikoff'un Tutuklanmasıyla İlgili
Bosna ve Herzegovina'nın İlhakı
Kaçınılmaz Devrim
Stockholm Barış Konferansı'na Bir Adres
Faydalı Bir çare
Oyunlar

Karanlığın Gücü (dram)
Aydınlanmanın Meyveleri (komedi)
Ceset (tamamlanmamış dram)


Türk Dili ve Edebiyatı Dersleri Kaynak Eğitim Sitesi



Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
1 kişi beğendi ·
  • selime nikbin
    selime nikbin Ay ne kadar bol -bol yazmışsınız. Eziyeti çok oldu ya. Bağışlayın lütfen, eziyet verdim size .Ancak çok meraklı idi bana ,Allah binlerce defa razı olsun sizden İnşallah!
    kusura bakma.
    05 Ekim 2019, Cumartesi 20:52
  • Ebubekir  Kuri
    Ebubekir Kuri Rica ederim. Iyi okumalariniz olsun
    05 Ekim 2019, Cumartesi 20:54
Yazarın diğer paylaşımları;
Bir hakime ne sormak isterdin?