Can Manay beni kandıran nadir roman karakterlerinden biriydi.
Fİ - Çİ - Pİ'yi okurken onun manipülatif olduğunu biliyordum. İnsanları kullandığını, sınır tanımadığını, kendisini herkesten üstün gördüğünü de biliyordum.
Ama yine de zaman zaman ona hak verdiğimi fark ettim.
İşte Azra Kohen'in yarattığı karakterin gücü de burada yatıyordu.
Can Manay sizi zorla ikna etmiyordu. Düşünceleriyle, özgüveniyle ve kurduğu mantık oyunlarıyla sizi kendi tarafına çekiyordu. Bir süre sonra onun söylediklerini sorgulamayı bırakıp dünyaya onun gözlerinden bakmaya başlıyordunuz.
Belki de manipülasyonun en tehlikeli hali buydu.
Çünkü manipülasyon her zaman bağırarak, tehdit ederek ya da korkutarak yapılmaz.
Bazen sizi etkileyen bir zekâ, hayran bırakan bir karizma ve kusursuz görünen bir mantık örgüsüyle gelir.
Can Manay kötü bir insan olmaktan önce, insan zihninin ne kadar kolay etkilenebileceğinin edebi bir kanıtıydı.
Kitabı bitirdiğimde karakterden çok kendime şaşırmıştım:
"Ben bile onun etkisine girdiysem, gerçek hayatta böyle insanların etkisine girenleri nasıl yargılayabilirim?"
Fİ-Çİ-Pİ üçlemesini okumayanlar için Fi dizisini önerebilirim. Kitaplarla birebir uyumlu olmadığı ve hikâye farklı bir yöne evrildiği için serinin yazarı devamının çekilmesine izin vermemişti. Bu yüzden bir okur olarak bazı çekincelerim olsa da bir izleyici olarak diziyi keyifle tavsiye edebilirim.
Ama bence asıl önemli olan, herkesin bir gün Can Manay karakteriyle tanışmasıdır.
Karaktere, son günlerde özel hayatıyla yeniden gündeme gelen Ozan Güven hayat veriyor. Oyuncu kadrosunda Serenay Sarıkaya, Berrak Tüzünataç, Nur Fettahoğlu,Mehmet Günsur ve Nehir Erdoğan gibi güçlü isimler de yer alıyor.
''Peki siz hiç kötü olduğunu bildiğiniz halde kendinizi hak verirken yakaladığınız bir karakterle karşılaştınız mı?
Bilge, “Size en itici gelen şey?” diye sordu hemen. Can Manay, “Cevabı bulabileceklerini düşünmeden soru soranlar.” dedi.
-Akilah Azra Kohen