Çok güldüğünüz hatta kahkahalar attığınız en iyi anınızı hatırlayın desem? Hemen karar verebilir misiniz? Sanki biraz zor bir soru oldu? Belki de karar vermekte zorlandınız. İnsanlar, en mutlu oldukları anları, o an yaşanırken fark edemezler. Aslında bunun bir sebebi var.
Zihnimiz, sahip olduğu güzellikleri çok hızlı bir şekilde 'normal' kabul etmeye programlı. O anların bir gün biteceğini, o kahkahaların bir gün sessizliğe gömüleceğini hiç düşünmeyiz. Sevdiğimiz insanların hep hayatımızda, o masanın hep aynı kalabalıkta kalacağını zannederiz.
Dikkat ettiniz mi? Yıllar sonra dönüp baktığımızda özlediğimiz şeylerin çoğu aslında çok sıradan detaylar. Bir akşamüstü yürüyüşü, arkadaşlarla içilen bir bardak çay, çocukken sokakta yediğin salçalı ekmek, pazar akşamları yaptırılan "banyo", evde yanan soba, üzerine konan portakal kabuğu...
Çünkü insan zihni hep 'daha fazlasını' ister. Bu yüzden içinde bulunduğu mutluluğu yeterince fark edemez; gözü hep gelecekteki bir şeyi bekler. Elindekinin kıymetini ise çoğu zaman ancak kaybettikten sonra anlar.
Bazen sevdiğin insanla son kez konuştuğunu bile fark etmezsin. Hayat, ancak geriye dönüp bakıldığında tam olarak anlaşılabilen bir yer olduğu için; insan en mutlu anlarını genelde onları bir hatıraya dönüştürdüğünde fark eder. Belki de bu yüzden geçmiş, olduğundan daha güzel görünür.
Geri gelmeyecek şeylerin değerini ilk kez o zaman anlarsın.
Belki de şu an, ileride büyük bir özlemle hatırlayacağın o 'en mutlu' anlardan birinin tam içindesin.