Var mı daha ötesi? Bence yok. Olmasın! Olmasın n’olur. Nasıl parça parçayım, nasıl da uzağım kendime öyle. İyi olmak bu kadar mı zor diyorum bazen kendime. Zormuş,meğer. En çok ihtiyaç duyduğun anlarda kimse olmuyor ya hani, o beter bir şey işte. Yalnızca toparlanman gerektiğini, kendine gelmeni tembihleyip duruyorlar. Çok lazımmış gibi. Oysa sen sarılsalar geçecek diyorsun ama hep uzaktan uzağa telkinde bulunuyorlar.
Ben hep kaybediyorum. Niye ki? Mutsuzluğuma bak. Görüyor musun? Ben görüyorum! Ya sen? Ağlamak istiyorum. Kimse sevmiyor’muş gibi, ortada kalıyor’muş gibi, her gelen geçen bir tekme savuruyor’muş gibi. Bildin mi o hissi? Bilme be. iç çekmelerin bir sonu olabilse keşke!
Bu kadar kolay yani! Mümkün değil ki bu! Durup durup kendime aynı şeyi fısıldıyorum;
-Çok mutsuzum be !
Bazen yoldan geçen birinin koluna yapışıp aynı şeyi ona da fısıldamak istiyorum biliyor musun?
- Çok mutsuzum be !
Biri de anlasın istiyorum! Biri de “haklısın” desin istiyorum, yalana sığınmadan. Geberiyorum. Hissediyor musun? Ailem, arkadaşlarım,ben,sen,o,biz,siz,onlar. Kimse derman değil bu yarama. Oysa, yalnızca ‘iyi’ olmak istiyorum ben. Yutkunamadan başladığım her söz dizilimi sonrasında hıçkırıklara boğuyorum kendimi. Ne acı!
Hissediyor musun? Geberiyorum..Ve içimdeki bu ses hiç durmuyor, durduramıyorum;
-Çok mutsuzum be!