Ey nefsin fırtınalı deryası,
sus artık, sus ki kalp duyulsun.
Kimseden bir şey isteme yolunda,
çünkü istemek, zincirdir ruha.
Az ye ki miden köle olmasın,
az uyu ki uyanık kalasın hakikate.
Az konuş ki sözün ağır olsun,
sükûtunla daha çok anlatasın.
İnsanlarla çekişmeyi bırak,
kılıç değil, merhem ol yaralarına.
Her öfke bir perde çeker gözüne,
her kin bir hançer saplar kendi kalbine.
Herkese şefkat gözüyle bak,
çünkü her can, O’nun nefesinden bir parça.
Zengin de, fakir de, günahkâr da, ârif de…
Hepsi aynı yolda, hepsi aynı yarada.
Nefsine hizmet için çağırma kimseyi,
çünkü hizmet ancak O’na olmalı.
Bırak elin boş, gönlün dolu olsun,
boş ellerle varılır en büyük zenginliğe.
Ey yolcu,
nefsinle savaşı bırak,
ona teslim ol ki özgür kalasın.
Ancak o zaman görürsün:
En büyük kudret,
hiçlikte gizlidir.
Ve o hiçlikte,
tüm âleme şefkatle bakarsın…
İşte o bakışta
cennet,
dünyaya sığar.