Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
Nereye gidiyoruz - Sözümoki
24 Eylül 2026, Perşembe 21:14 · 6 Okunma

Nereye gidiyoruz

Sokakta tezgahına serdiği üç beş tane limonun, domatesin hesabını vermek zorunda kalan yaşlı bir amcanın zabıtayla olan imtihanını izliyoruz kaç yıldır bu ülkede. Zabıta memuru eser gürler, yasalar ve yönetmelikler bakkalın, manavın, seyyar satıcının ensesinde boza pişirir. En ufak bir usulsüzlükte, ödenmeyen cüzi bir faturada devletin bütün şefkatsiz kolları garibanın kapısına dikilir; gece yarısı evler basılır, kollar kelepçelenir. Adalet, gücü yetene karşı keskin bir kılıç gibi çalışır. Fakat mesele milyarlarca liralık fon vurgunlarına, ülkenin parasının oluk oluk yurt dışına akıtılmasına geldiğinde, o keskin kılıç sanki tahtadanmış gibi ortadan kaybolveriyor.

İşte vicdanları kanatan, halkın içindeki o derin öfkeyi büyüten asıl çelişki tam da burada başlıyor. Nasıl oluyor da cüzi miktardaki bir para ya da sıradan bir vatandaşın ufak bir hareketi anında banka alarmlarını ve denetim mekanizmalarını harekete geçirirken; akıl almaz meblağlardaki paralar, hiçbir mantıklı ekonomik temeli olmayan fonlar adı altında buharlaşıp gidebiliyor? Bankalar, adi bir havalede bile binbir dereden su getirip insanı veznede terletirken, bu devasa vurgun paraları elini kolunu sallayarak sınır ötesine nasıl taşınıyor? Bu kadar yüksek bir meblağın kısa sürede nasıl o denli değer kazandığı sorusu boşlukta kalırken, denetim mekanizmalarının bu devasa çarkları her seferinde teğet geçmesi, "Nasıl bir sistemin içinde yaşıyoruz?" sorusunu haklı olarak herkesin diline dolandırıyor.

Tarih, bu coğrafyanın ve dünyanın gördüğü en büyük derslerle doludur. İster Osmanlı’nın son dönemindeki ihtişamlı sarayların halkın feryadına sağır kaldığı günler olsun, ister yakın tarihin sancılı dönemeçleri...

Değişmeyen tek bir yasa vardır: Bir iktidar halkının en temel adalet duygusunu zedelediğinde, ne kadar büyük bir sevgiyle işbaşına gelmiş olursa olsun, o sevgi yavaş yavaş derin bir güvensizliğe, oradan da sessiz bir çözülmeye evrilir. Halk sevgisini esirgemez, baştakini bağrına basar; fakat halkına karşı duyarsızlaşıldığında, onun çektiği ekonomik sıkıntılar görmezden gelindiğinde, o sevginin kalkanı da erimeye başlar.

Bugün yaşananlar, sadece ekonomik bir krizin veya birkaç kişinin yaptığı beceriksizliğin ötesindedir. Bu, sistemin asimetri krizidir. Güçlüye kapı açan, zayıfa sopa gösteren bu çark döndükçe, sokaktaki insanla saraydakiler arasındaki bağ kopmaktadır. Unutulmamalıdır ki, devletin temeli mülk değil, adalettir. Adalet terazisinin bir kefesine garibanın gözyaşını, diğer kefesine de buharlaştırılan milyonları koyduğunuzda, o terazi artık hiçbir şeyi doğru tartamaz. Ve tarih, bu terazinin yanlış tarttığı hiçbir iktidarın sonunu mutlu yazmamıştır.

Yazarın diğer paylaşımları;
Sözümoki Mutlaka Bilinmesi Gerekenler
Bir kişinin kendi sırlarını bir yabancıya, en yakın dostundan daha kolay anlatabilmesinin sebebi nedir?
X

Daha iyi hizmet verebilmek için sistem içerisinde çerezler (cookies) kullanmaktayız. "Çerez Politikamız" sayfasından daha detaylı bilgilere erişebilirsin.

Anladım, daha iyisini yapmaya devam edin.