Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
10 Mart 2020, Salı 13:57 · 32 Okunma
otuz üçüncü konuşma - Sözümoki

otuz üçüncü konuşma

Allâha ve ahiret gününe, kurân-ı kerimin Allâhtan geldiğine, Peygamberlere inanan bir insan nasıl olur da hayatını materyalist zihin yapısıyla şekillendirir. Her şey görünen, akla, mantığa yatkın gerçeklerden ibaret değil. İslâm öyle bir yarıyor, öyle bir parçalıyor ki gösterilen maddeye taalluk eden her şeyi, ister istemez görünenin ötesine varıyorsun. Gösterilen gerçeğin bir kıymeti kalmıyor. Düşün! önünde, masanın üzerinde, bir kitap duruyor ve bu kitap Alemlerin Rabbi olan Allâhtan gelmiş. Allâh bunu Cebrail adlı melek vasıtasıyla Rasulüne vahy etmiş. Gündelik mantık içerisinde, materyalist zihin yapısıyla, genel geçer düşünce yapısı ve kurallarla anlaşılabilecek birşey mi bu? Bizim inancımız uçsuz bucaksız bir saha açıyor, uçsuz bucaksız bir özgürlük doğuruyor. Bir güven alanımız var. Biz başka alemlerin insanıyız. İşte sanat da, bilim de, felsefe de bizi bu alana yaklaştırdığı oranda, yani başka şeyler var, her şey olup bitenden, görünenden, anlatılandan, söylenenden, konuşulabilenden, bir takım kalıplardan ibaret değil, başka bir dünya var dediği oranda kıymetli. Sanatla, bilimle, felsefeyle hiç işi olmayan insan ise başka bir yönden, materyalist zihniyete kapılmış olması bakımından, yobaz olarak tesmiye ediliyor.

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Yazarın diğer paylaşımları;
2020 Nisan ayında mutlaka yapacağın 3 şey?