Maksada sabırla varılır,
aceleyle değil…
Çünkü yol, aceleci ayakların altında
kırık camlara döner.
Ben sabrettim.
Zamanın ağır akışına bıraktım kendimi,
her düşüşümde kalktım,
her kapı kapandığında
yenisini aramadım telaşla.
Bekledim.
Sabır,
kalbin en sessiz duasıdır.
Gecenin en karanlık vaktinde
içinden mırıldandığın,
“Allah’ım, sen bilirsin” dediğin yerdir.
Acele eden kaybeder,
çünkü gözü sadece hedeftedir.
Sabreden ise
yolun her taşını,
her fırtınasını,
her yarayı tanır.
Ve anlar ki,
en güzel meyveler
en yavaş olgunlaşanlardır.
Bazen istediğin şey
senin için değildir.
Bazen istediğin kişi
seni mahvedecek yoldur.
Allah ise en doğrusunu
en güzel vakitte serer önüne.
Sabret ki,
gözlerinle gördüğünde
“İşte buymuş…” diyebilesin.
Sabret ki,
kalbin huzurla dolsun,
“Ben acele etmedim,
O bana zamanında verdi” diyebilesin.
Ey yolcu…
Ellerini aç,
yüreğini teslim et.
Çünkü en büyük zafer,
sabredenlerin alnına
görünmez bir taçtır.
Ve bir gün,
o maksada vardığında
gülümseyeceksin.
Çünkü anlayacaksın:
Allah gerçekten en iyisini biliyordu.