Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
27 Haziran 2019, Perşembe 23:09 · 88 Okunma
SABRIN SONU!!! - Sözümoki

SABRIN SONU!!!

Siz sabırlı birimisiniz?

Biri sizin hakkınızı yiyorsa,

Biri size iftira etmişse,

Biri sizi iki şahitle hapsa attırdıysa,

Yapmadığınız bir şeyi size yaptı diye suçladıysa,

Bu ve benzeri  durumlarla karşı karşıya kaldığınızda ne yaparsınız?

Bu durumların kendi kendine düzelmesi için  bekler misiniz?

Yoksa karşı çıkar düzelmesi için direnir misiniz?

Size acı veren şeyler için hiçbir şey yapmadan miskin miskin oturup beklemek sabretmek değildir.

Sabır, olaylar karşısında sessiz kalıp durmak değil, direnmektir.

Sabır, insanın elinden olmadan başına gelen, kendini üzen, onurunu ayaklar altına alanlara karşı koymak, direnmek, kendini ezdirmemektir.

Sabır, kötü olan şeylere karşı koymak, hakkı savunmaktır.

Ama bu gün anlaşılmaktadır ki, sabır, acıya katlama, sıkıntılara karşı soğukkanlı olmak olarak kabul edilmektedir.

Yani sabır asıl  anlamından saptırılmış,  insanları başka insanlara karşı esir etme, pasifize etme şeklinde kullanılır olmuştur.

Sabır etmek, yani zulum ve haksızlığa direnmek, Kur’an’ın önemli kavramlarından biridir. Kur’an’da 80 civarında ayette yer almaktadır.

Neden sabırlı olmalıyız? Bunun en birinci nedeni bir Müslüman için şu ayettir:

Allah, sabredenleri sever. Ali İmran 146

Allah’ın sevgisini kazanmak bir mümin için en büyük ödüldür. Bu ödüle kavuşmanın yolu da sabırlı olmak, yani olumsuz şeyler karşısında direnmek, onlara karşı göğüs germektir.

Nice peygamberler de vardı ki kendileriyle beraber birçok Allah erleri savaştılar; Allah yolunda kendilerine isabet eden şeylerden gevşemediler, zaafa düşmediler ve boyun eğmediler. Ve Allah, sabredenleri sever. Ali İmran 146

Allah’ın Elcisinin başına bir çok şeyler gelmiştir. O,  onunla beraber olanlar savaşta gevşeklik göstermediler, kenara çekilip oturmadılar, boyun eğip teslim olmadılar diyor ayet. Peki bu durumda ne yapmışlar Allah Elçisi ve yanındakiler, sebat göstermişler, direnmişler, dik durmuşlardır. İşte bunun sabır olduğunu ayet ne güzel açıklıyor.

Sabır, miskin miskin oturup beklemek değil, başımıza gelenlerden kurtulmak, ya da en az zararla çıkmak için yapılması gereken ne varsa onları yapmaktır.

İnsanın içinde  bulunan şeyler vardır.

Korku bunlardan biridir.

Acı çekmek bir diğeridir.

Arzular ve istekler  bir başkasıdır.

Bunlar ve bunlara benzer ne varsa bunların  hiçbir şey yapmadan geçip gitmesini beklemek uzun zaman alabilir, sizi yıpratabilir, strese sokabilir, mutsuz edebilir. Böyle durumlarda içimizde olan ve bize acı veren ne varsa onlara karşı ne yapabileceğimizi tesbit edip yok edilmesini sağlamak, yani direnmek, sabırdır.

Bir de bizim dışımızda olan ve bizi rahatsız eden şeyler vardır.

Hastalık, parasızlık, işsizlik, yaralanmak, arkadaş ihaneti, toplumsal baskılar, trafik kazası ve başkaları…

Her insanın başına bunlardan biri veya bir kaçı gelebilir. Bunlar da insana sıkıntı verir, acı verir, mutsuz eder, o zaman bunlara karşı direnmeli, bunlardan gelen sonuçları iyi ve güzele çevirmek için emek harcamalı, çaba gösterilmelidir.

Birileri sizin hakkınızı yedi,  mallarınızı elinizden aldı, size zulüm etti, siz  eğer bu ve benzeri şeylere karşı  boyun eğerseniz, o zaman size bunu yapanlara cesaret  vermiş,  onların yaptıklarına ortak olmuş olursunuz. Bu insanlar başkalarına da bunu yaparlar.

Ben her şeye katlanırım demek sabır  göstermek değil, aptallık etmektir. Hakkınızı kim yiyorsa, size kim  yanlış yapıyorsa onlara karşı direnmelisiniz, gögüs germelisiniz.

Sabır hareketsiz kalıp sonucu beklemek değil, hareket halinde olup sorunları çözmektir.

Her şeyde olduğu gibi sabretmenin, yani haksızlığa direnmenin de kuralları vardır. Bunlardan biri akıldır, aklı kullanmaktır.

Öteki de Allah’ın Kitabı Kur’an’a uymak, onun emirlerini yerine getirmektir.

Yunus suresi 100. Ayetinde Allah diyor ki: Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağar.

Ayette geçen pislik sonradan insana bulaşmış olan  şeydir. Yani başka bir ifade ile insanı mutsuz eden her şeydir. Acıdır, ızdıraptır, hastalıktır, zulum görmektir. V. S.

Gerek içimizden, geren dışımızdan bize zarar veren şeylere  karşı yapacağımız şey düşünmeden o şey ney ise üzerine atlamak değil, düşünmek, bilgileri toplamak ve düzeltilmesi için harekete geçmektir.

Yapacağımız direnişin Kur’an’a uygun olmasına dikkat etmeliyiz. Sınırı aşmamalı, ben sorunlarımı düzeltiyorum, direniyorum derken başka insanlara zarar vermeyecek şekilde davranılmalıdır.

Unutmayınız ki, siz kendinizi mutlu etmek için uğraşırken, başkalarını mutsuz etmeye hakkınız yoktur.

İnsanların başına bazı rezillikler, sıkıntılar, çözümü zor sorunlar gelebilir. Bunlar geldiği zaman  “Ne yapayım, kaderim böyle imiş!” deyip bir kenara çekilmek sabır değil, uyuşukluk ve tembelliktir. 

Müslüman uyuşuk ve tembel olamaz. Başına gelen olumsuzlukların nedenlerini araştırır, bulur, onu yok eder. İşte bu sabırdır.

Bizim üstesinden gelebileceğim sorunlar olabildiği kadar, üstesinden gelemeyeceğimiz şeyler de vardır. Sel felaketi, yangın, savaş, deprem gibi şeylerden doğan sıkıntılar olabilir. Bunlar o zaman insana acı ve ızdırap verir.

Böyle durumlara Allah’a isyan etmeden bu olayların meydana getirdiği sıkıntıların yok edilmesi için elinden gelen emek ve çaba ile ayakta kalabilmesi sabırdır. Birilerinin bu felaketlerden sonra ortaya çıkıp onların düzeltilmesini beklemek, sabır değil ahmaklıktır. Belki sizi de birileri ortaya çıkan durumu düzeltmek için bekliyordur.

Sabır, başımıza gelen zorluklara karşı katlanmak, ses çıkarmamak değil, aklın ve dinin gösterdiği yolda o zorluğa karşı mücadele etmektir.

Sabır uyuşuk uyuşuk oturmak değil, zorlukları yok etmek için harekete geçmektir. Onun içindir ki: Allah, haksızlığa ve zulme direnenlerle beraberdir. (Enfal 66)

Haksızlığa karşı direnenle, iyi ve yararlı işler yapanlara bağışlanma ve büyük sevap vardır. Hud 11

İslam dini kara kara düşünmek, tembel tembel oturmak dini değil, hareket etmek, haksızlığa ve zulme karşı direnmek, üretmek ve bozuk olan şeyleri düzeltmek dinidir.

Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır. Asr Suresi

Zulum ve eziyet karşısında sadece direnmek, bizim anladığımız manada sabırlı olmak  yetmez,  sabırlı olmayı başkalarına tavsiye etmeliyiz.  Allah bunu ziyandan ve zarardan kurtuluş olarak bildirmektedir.

Unutmayınız, sabır boyun eğmek değil, mücadele etmektir.

Sabırlı olmanızı dilerim

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Yazarın diğer paylaşımları;
Türkiye taksiciler olayını nasıl aşar, çözüm nedir?