Düştüm. Bir oyunun içindeyim adı karanlık tıpkı gözlerim gibi. Her geçen gün kayboluyorum. Neyi özlüyorum, nerem kanıyor, nasıl büyük bir mutsuzluk bu. Ölüm gibi bir şey. Artık masallara inanmıyorum. Tanrı silindi defterimden. Kitabına küsüm, söylediklerin umrumdışı. Yokluğunun şüphesiydi canımı acıtan şimdi ise yokluğun canımı acıtan. İnsanın bir limanı olmaması ne kötü. Oysa o kadar çok ihtiyacım var ki birine bak ben aslında buyum, başıma bunlar geldi, hey adamım sen babam olsana, annemi daha arıyorum, bulamadım uygun bir aday, birine de kendimi bırakıp kaçacağım. Kafamın içi tomarla düşünce, yerle bir oluyorum sonra yere düşünce. Seni unuttum artık Öğretmenim. Bir gün de kendimi unutsam ne güzel olacak. 13 saat uyuyorum son bir haftadır. Uyumak, unutmak demek benim için. Bir de çok yalnızım. Kimseyi aramak gelmiyor içimden, kasiyer biraz konuşsa mutlu olacağım, yer verdiğim teyze sohbeti uzatsa huzur bulacağım. Öyle bir yalnızlık. Çoğu zaman çok ağır geliyorum kendime. Kimse beni sevmiyor mu ne?