Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
06 Haziran 2020, Cumartesi 20:48 · 36 Okunma
SADECE ŞAKAYDI - Sözümoki

SADECE ŞAKAYDI

Dünyanın en güzel ve en kullanışlı bahanesi bu olabilir kanımca. "Sadece şakaydı". Karşındakinin yaralarına mı basmışsın,onu incitmiş misin hiç önemli değil çünkü sadece şakaydı. Hakareti ,nezakete tercih etmenin bahanesi sadece şakaydı. Sen her daim üslubun,nezaketin hayati önemini vurgularken,onlar seni gereksiz hassaslıkla itham ederler.

Onların şaka anlayışı bazen,senin zor bela gizlediğin,görmezden gelmek için her türlü şaklabanlığı yaptığın kara kutunu bir anda açıverir. Sen orada yaralarınla boğuşurken,onlar sadece şaka yaptığını söyler. Kimsenin senin gibi davranmadığını,hatta senin değiştiğini söylerler. Sen nezaket,anlayış istiyorum diyorsun diye...

Onların şaka anlayışı,muhabbet dedikleri beyin tüketimi senin zamanla daha da içine kapanmana sebep olur. Ancak onlar bunu görmez,"sen de gittiğin yerdeki insanlar gibi oldun" derler. Ve biliyor musunuz,başarırlar. Sizi,kendinizden çok güzel bir şekilde şüphe ettirirler. Acaba ben mi yanlış yapiyorum,belki bu kadar yabani,bu kadar asosyal olmamalıyım diye düşünürsünüz. Daha çok topluma karışmalı,daha çok dedikodu yapmalı,daha çok tükenmelisiniz. İnsan sosyal bir hayvandır ancak öyle kitaplardan,edebiyattan,felsefeden konuşmaya falan kalkmayın çok bilmiş ilan edilirsiniz. Buna yeltendiğiniz anda muhabbet şu şekilde biter" heeee,valla bilmiyorum ". Ya da daha kötüsü iki kitap okumuşsa karşıdaki,ve birazda narsistlik varsa kendinizi nezaketten yoksun inanılmaz bir tartışmanın içinde bulursunuz. Çünkü karşıdaki onun fikirlerini kayıtsız şartsız kabul etmenizi istiyordur. Nezaketin eş anlamlısı gereksiz hassaslık, kabalığın,hakaretin eş anlamlısı şaka olmuş. Neden peki,daha güzel,daha naif cümlelerle şakalaşamıyor muyuz? Birbirimizi kırmamak için çaba göstermek yerine,neden sürekli bir ego tatmini içine giriyoruz. Şakalar ve günlük muhabbetler bir toplumun kapasitesini,neler yapabileceğini veya yapamayacağını belirler. Geyik yapmanın bile bir zarafeti olmalı kanımca.

Şimdi... Bu yazıyı okuyan arkadaşlarım. Siz de bana gereksiz hassas,ya da demagolog diyebilirsiniz,saygı duyarım. Ancak içimde tutabileceğimi zannetmiyorum. Bakın. Herhangi bir sağlık problemim olmadığı halde,bazı durumlar,bazı sözler,yapılan bazı ayrımcılıkların karşısında kalbimin gerçekten acıdığını hissediyorum. Bunların sadece bana yapılması şart değil... İçime kapanmak istemiyorum,ancak günden güne buna biraz daha itiliyorum. Kim bilir. Belki ben yanlış gezegene doğdum. Muhtemelen ben de herkes kadar acımasızım. Ancak çabam var. Olabildiğince iyi olmak,kolektif düşünebilmek için bir çabam var. Tanrı'dan en istikrarlı dileğim hayata iz bırakmadan gitmemek. Rızasını kazanmadan ölmemek. Bir ihtimal bir gün yazılarım beni duyan,anlayan birilerinin eline geçerse onlardan tek ricam,ben öldüğüm zaman en azından çabaladı demeleridir.

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
2 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
Şuan ölsen sence cennete mi gidersin cehenneme mi? Açıkla?