Mesafe dediğin, iki şehir arası değil bazen; iki kalp arasına sessizce çöken bir suskunluktur. Adını anınca içim ısınır ama ellerim boş kalır. Kalbim sana yürür, bedenim yerinde sayar.
Özlemek, sadece yokluğunu hissetmek değildir; varlığını her şeyde aramaktır. Bir şarkıda sesini duyarım, bir rüzgârda nefesini. Kalabalıkların ortasında bile adınla yalnız kalırım. Çünkü özlemek, insanın içindeki en kalabalık yalnızlıktır.
Keşke yakın olsan…
Bir kelimeye sığmayan cümlelerimi, bir sarılmaya bırakabilsem. Konuşmadan anlatabilsem içimde birikenleri. Çünkü bazı duygular vardır; anlatıldığında eksilir, yaşandığında tamamlanır.
Zaman geçer diyorlar, alışılır diyorlar. Oysa bazı özlemler zamana alışmaz; insan zamana alışır sadece. İçimde sana ayrılmış bir yer var, ne doluyor ne de eksiliyor. Hep aynı sızı, hep aynı sıcaklık.
Keşke sarılacak kadar yakın olsan…
Belki o zaman özlemek, bu kadar ağır olmazdı. Belki o zaman kalbim, her gece seni aramak için uyanmazdı. Ama bil ki uzak olsan da, en yakın yerdesin: içimde.