Giriş yap! Hesap oluştur!
Ara
Şifreni mi unuttun?
14 Mayıs 2018, Pazartesi 22:17 · 43 Okunma
Satır arası tutku (9 bölüm) - Sözümoki

Satır arası tutku (9 bölüm)

Buğra ile göz göze gelmişti. Olanlara anlam vermeye çalışmaktan vazgeçerek Buğra’nın kendisine gözleriyle selam vermesine karşılık verdi. Araba gözlerinin önünden uzaklaşırken Buğra’nın neden Feyza’yı alarak ortamı terk ettiğini sorguluyordu. Kaan ile kavga etme derecesine gelmişti. Birkaç dakika daha Kaan ile Buğra baş başa kalsaydı büyük çapta bir kavga kaçınılmazdı.
“lanet olsun” cümlesiyle kendi içinde ki dehlizlerden çıkarak Kaan’a yaklaştı. “yukarı çıkalım Kaan konuşalım” dedi tek düze bir sesle.
Kaan arabasını tekerine bir tekme attı “ konuşacak ne var Gizem baksana her şey ortada. Feyza Hanım bana hiçbir açıklama yapmadan İzmir’den bir erkek için İstanbul’la gelmiş. Bende aptal gibi cevap vermeyen telefonlarından bir sorun olduğunu düşündüm. Telefonunu değiştirmiş ulaşılmamasından anlamalıydım lanet olsun aptallığıma”
Gizem başını olumsuz anlamda sallayarak “ Feyza senden bir erkek için ayrılmadı Kaan. Fark ettiysen o erkek benim yanımdaydı. Sen hırpalayınca tartışma daha da büyümesin diye ortamdan uzaklaştırdı arkadaşım Feyza’yı” Buğra’yı hastası değil de arkadaşı olarak anlatıyor olmasını yadırgadı bunu Kaan’a belli etmemeye çalışarak “ Kaan Feyza’yı kendi hataların sonucu kaybettin üzgünüm ama ne yazık ki Feyza senden nefret ediyor artık”
Kaan arabanın kenarına diz çökerek “ben ne yaptım Gizem hiçbir şey anlamıyorum. Feyza’nın beni neden terk ettiğini bile anlamış değilim.”
Gizem “ bunu sana benim anlatmam doğru olmaz Kaan. Üzgünüm gerçekten. Ama inan Feyza çok kötü bir dönem geçiriyor. Seni yeni kuracak hayatında görmek istediğini sanmıyorum. Bundan sonra ki hayatında seninle ilgili hiç bir planı yok. Bunu kabullenip hayatına devam etmen gerekiyor artık.”
Kaan “ bana nedenini anlat lütfen bunu bilmeye hakkım var. En azından bunca yıllık arkadaşlığımızın hatırına bana bu iyiliği yap lütfen Gizem” ölüm emri verilmiş bir mahkûmun cellâdına yalvarmasıydı gibiydi yalvarması.
Gizem Kaan’ın yanına yaklaştı. Elini uzatarak “ bende anlamış değilim Kaan. Feyza’yı bu kadar severken nasıl olurda öle cümleler söylemiş olabileceğin benim de aklım almıyor” Kaan’ın yalvarmalarında Feyza için hakaret dolu cümleler kullanabileceğini algılayamıyordu.
Kaan” nasıl cümleler kullanmışım ben Gizem açık ol lütfen”
Gizem dayanamayarak “ Kaan, Feyza’ya onun ortam kızı evlenilmeyecek bir kız ailene ve sana eş olabilecek vasıflar sergileyemeyen, evlenmek için değil de…” sustu devamına getirmek istemedi.
Kaan şaşırarak “ bunları sana kim söyledi Feyza mı?”
Gizem elini boşluğa savurarak “ başka kim söyleyebilir Kaan”
Kaan “ ben sadece” – duraksadı- “ sadece sanal da bir kızla konuştum. Yani kızın psikolojik sorunları olduğunu düşünmüştüm… Yani ben aman Allah’ım”
Gizem “ Feyza bu yıl evlenme teklifi edeceğini düşünüyordu Kaan. Sanırım bunu Feyza ile konuşmuşun o da evlenme teklifine gönül rahatlığı ile evet demek için seni küçük bir testte tabi tuttu. Lakin o sözler söyledikten sonra evlenme teklifine evet demesi aptallık olurdu.”
Kaan “ ben” – nefes almaya çalıştı- “ ben Gizem, ben Feyza’yı çok seviyorum bunu ona da söyledim. Yani, sanalda ama sanalda ki kız bana çok kötü şeyler yazdı bende hayır ya” diyebildi. Hepsinin bir oyun olduğunu şuan anlamış gibiydi.
Gizem Kaan’ın omzunda parmaklarını gezdirdi. “ sana Feyza’yı anlatmama gerek yok Kaan. Onun ne kadar kinci olduğunu ve bu konuda af göstermeyeceğini bilirsin. Ki ben Feyza’yı hayatım da bu kadar kötü bir dönem geçirdiğin görmedim.”
Kaan başını kaldırıp Gizem’e baktı. “ bana 4 yıl boyunca hiç güvenmemiş ki öle iğrenç bir oyun oynamış. Ben bunu hak edecek hiçbir şey yapmadım ilişkimizde.” Sanal olarak başka bir kadın gibi hayatına girmiş olmasını hazmedememişti Feyza’nın.
Gizem “ Kaan” dedi. Tok bir sesle. Kaan’ın zihninin Feyza ile geçirmiş olduğu anılarda mı yoksa sanal olarak yazılan yazılarda mı olduğunu kestirmeye çalışarak.
Kaan “ ben sevmiştim onu Gizem. Çok sevmiştim. Tüm çılgınlıklarına rağmen dizginlenemez özgürlüğüne rağmen, beni sevmemesine rağmen çok sevmiştim Gizem” dedi. Gözlerinden yaş dökülmesin engelleyememişti.
Gizem “çok üzgünüm Kaan gerçekten” dedi. İlişkileri boyunca Kaan’ın tüm fedakârlıklarına şahit olmuştu. Feyza’nın kukla gibi Kaan’ı oynatmasını izlerdi çoğu zaman.
Kaan ayağa kalkmaya çalışırken “ ben buraya ayrılmak için gelmemiştim ki” ayrılığın ve yaşadıklarının şokunu atlatmaya çalışıyor gibiydi. Gizem’in gözlerine baktı “ ben sanmıştım ki Feyza İzmir de sıkıldı. Senin yanına eğlenmeye geldi. Telefonlarımı açmıyor senin yanında çoğu zaman biliyorsun. Kapris yapıyor her zaman ki gibi – yutkundu- “telefona ulaşılmayınca beni İstanbul’a çağırıyor büyük ihtimal benim işlerim yoğundu ilgilenememiştim birkaç hafta ona küstü tüm bunlar o yüzden”
“Kaan” dedi. Yalpalayınca tedirginleşmişti.
Kaan Gizem’e tutundu bir eliyle diğer elini cebine daldırdı. “ sürpriz yapmak istemiştim. Birkaç hafta ilgilenemedim diye kendimi kötü hissetmiştim. Telefonlarımı açmayınca ben bizimkilerle konuşmuştum.” Cebinden çıkarmış olduğu kırmızı kutuyu Gizem’in eline tutuşturdu. “ evlenme teklifi edecektim. Akşam için restoranda yer ayırtmıştım”
Gizem “ Kaan” dedi. Şuan ki ruh haline merhem olabilecek cümleler sarf etmek istiyordu. Ne söylemesi gerektiğini kestiremiyordu. “ bu sizin ilk ayrılığını değil” diyebildi
Kaan kendini kasarak ayağa kalktı. Elini şakaklarına götürdü. “ ailem Feyza’nın evlenilecek bir kız olmadığını söylemişti karşı gelmiştim. Başına buyruk tek başına yaşayan sürekli gezen bir kadının beni mutlu edemeyeceğini söylemişlerdi. Ben karşı gelmiştim. Ama o beni her zaman ki gibi yalnız bıraktı. Belki de haklılardı Gizem. Beni sevmeyen benim için bir kez olsun fedakârlık yapmayan birine daha ne kadar ödün verebilirdim. Sanalda benle yazışanın Feyza olduğunu bilmiyordum. Ailemin üzerimdeki baskısını tanımadığım birine anlatarak rahatlamaya çalışmıştım. Zaten sanalda ki kız psikolojik sorunları olan bir kadındı. Aile baskısı, eşinin kıskançlık dayaklarını ve hepsinden en berbat olanı kocasını benle aldatmayı teklif etmişti. Ben inanamıyorum. Bu yaşadıklarıma inanamıyorum” derken gözlerinden akan yaşlar dudaklarını ıslatmıştı.
Arabasının kapısını araladı. “ belki de Feyza benden sıkılmıştı. Ayrılmak için bahane arıyordu. Beni en çok yaralayan ailemin olumsuz düşüncelerini kullanarak ve hepsinden daha da kötüsü bunu benim de düşündüğümü dile getirerek ayrılması oldu.”
Gizem “ bu haldeyken araba kullanma istersen Kaan eve gidelim biraz toparlan”
Kaan gözlerini Gizem’e dikti. “ Feyza sana emanet Gizem. Ona göz kulak ol.”
Arabasına bindi. Kontağı çalıştırırken elinin tersiyle gözyaşlarını siliyordu. Kaan uzaklaşırken Gizem eve doğru ilerledi yavaş yavaş.
‘aşk bu olsa gerek’ dedi kendi kendine mırıldanarak. Kaan’ı düşündü. Feyza’yı her şeyden üstün tutuyordu. Ailesini bile karşı gelmişken bu durumda olmalarına anlam veremiyordu. Feyza Kaan’a âşık olmamıştı hiçbir zaman. Zaten aşkın varlığına inanan bir insan değildi. Kaan ile sevgili olmasının sebebini kendisine “ yakışıklı zeki isteklerimi yerine getirmek için çaba harcıyor romantik beni her halimle kabulleniyor seviyeli sosyal statüsü üst düzeyde. Sevgili olmamam için bir engel yok” demişti. Tüm bunlar yetmemişti olacaktı Feyza’ya.
Merdivenlerden çıkarken kendisini düşündü. Kendisi için neydi aşk?
Fedakârlık, tutku, heyecan bileşenlerini tek bir erkek de görebilmekti. Her zaman aradığı aşkın kendini bulacağını düşündüğünden aşkı da aramamıştı. Bir gün geleceğine inanıyordu. Eve gitmek yerine 2 katta yöneldi. Ofisinin kapısını aralarken birden Buğra’nın ofisinden içeri girişi canlandı zihninde. Aşkı düşündüğü sıra Buğra’nın zihninde gezinmesi sinirlerini bozmuştu. Kendine kızdı “ o sadece senin hastan” diye uyardı kendisini.
Masasına geçti. Dehliz’in masasının üzerine bıraktığı evraklara göz atarken Feyza ile Buğra’nın şuan ne yaptıklarını düşündü. Kendisine yemek yapmak için evine gelen kişinin Feyza ile şuan balık yemesine içerlemişti. Kabullenmek istemese de Feyza’yı kıskanıyordu. Kaan’ın vazgeçilmez aşkına sahipti. Buğra’nın anlam veremediği ilgisine… Neden karşılaştıkları ilk andan bu yana Feyza’ya sıcak, ilgili, içten davrandığını anlamıyordu. Herkes tarafından nasıl oluyor da bu denli vazgeçilmez oluyordu. Kendisinde olmayan neye sahipti ki Feyza. Gülümsedi. Kendisi için bile vazgeçilmez olduğunu fark edince.
Düşüncelerinden kurtulmak için yüksek sesle okumaya başladı masanın üzerinde göz attığı dosyaları.
“cici sen burada mıydın?” sesiyle bakışlarını kapıdan tarafa çevirdi. Karşısında Feyza’yı enerjik ve keyifli görünce şaşırdı biraz “ birkaç saat önce yaşanan hengâmeden sonra seni tedirgin bekliyordum” dedi gülümsedi.
“ keyifli bir yemeğin ardından toparlandım cicim. Senin şu hasta kafa çocuk aslında”
Feyza Gizem’in masasının karşısında ki koltuğa kendini bırakarak “ sen ne yaptın. Kusura bakma seni de öle bıraktım ama biraz daha aynı ortam da kalsaydım çok daha farklı şeyler yapabilirdim.”
Gizem masasından ayrılarak Feyza’nın karşısında ki koltuğa geçti. “ konuştum Kaan’la biraz” –Kaan’ın kendisine verdiği kırmızı kutuyu cebinden çıkararak Feyza’ya uzattı- “ buraya sana evlenme teklifi etmeye gelmiş akşam için restoran da yer ayırtmış.”
Feyza Gizem’in kendisine uzattığı kutuyu alarak kutuyu araladı. Kutunun içinden tek taş pırlanta bir yüzük kendisine bakıyordu. “ çok geç” dedi. Hayal kırıklığı okunuyordu gözlerinden
Gizem “ o çocuk hala sana kör kütük âşık cicim. Ailesinin baskısı altındaymış. Ailesi başına buyruk yaşadığın için mutlu edemeyeceğini söylemiş. Ama o karşı çıkmış. Sanal da psikolojisi bozuk ailenin ve kıskanç bir eşin olduğunu hatta eşini Kaan ile aldatmayı dile getirmişin.”
Feyza bir kahkaha attı “ sana bunlarımı anlattı. Bu çocuk aptal. Ne sanıyor kendini anlamıyorum. Ne demeliydim hayatım sen bu birkaç hafta yoğunsun en azından bana öle söylüyorsun bende burada seni test ediyorum canım sakın pot kırma mı demeliydim yapma Gizem” dedi sinirlenmiş olduğu her halinden belliydi.
“ Kaan seni birkaç hafta ihmal ettiğinin farkında İstanbul’la gelmeni de telefonları açmamanı da bu sebebe yormuş” açıklama yapma gereksinimi duyarak.
Feyza kutuyu kapatarak ayağa kalktı. “ sanal da bir kadınla konuşurken saatlerce meşgul değildi ama bunlar mazeret. Biliyorum beni seviyor bana âşık şuan arasam affettim desem gelir evlenme teklifini eder biliyorum. Ama beni mutlu edemiyor, Gizem bir şeyler eksik. Bugün senin hastayla yemek yerken fark ettim bunu ben Kaan ile eğlenemiyorum beni güldüremiyor benim esnafla küçük şakalaşmalarımı hep aptalca bulmuştur bunu sen biliyorsun ama bugün fark ettim ki bir başka kişi bana şakalarımda eşlik ediyor”
Gizem’in karşısına dikilerek gözlerine baktı. “ bugün senin hasta bana ne dedi biliyor musun?” – kutuyu elinde sıktı- “birini sevmeden parmağına geçireceğin yüzük senin esaretin olurdu zaten belli mi olur belki bir başkası hem ruhunu hem kalbini hem ömrünü sana adar.” –kutuyu daha sert sıktı. Parmakları morarma derecesine gelmişti- “ işte aradığım böle bir şey cici ruh, kalp, ömür tüm bunlara değecek birini aramak bulmak yaşamak çok hayalperest biliyorum ama eğer yaşayacaksan da böle bir şey yaşamak gerekmez mi?”
Gizem şaşkınlığını engelleyemeyerek “ kuzu bunları sen mi söylüyorsun?”
Feyza bir kahkaha attı. “ biliyor musun kuzu bence senin hastaya, senin görünmen gerek.” -Elindeki kutuya baktı –“ yapmış olduğun yanlışları fark ettirecek kadar akıllı bir adam. Anlamış değilim zaten neden sana geldiğini. Görünüşte hiçbir psikolojik sorunu yok sadece bazen yalnızlığa bırakılmış sevgiye ve biraz merhamete ihtiyacı olan bir adam”
Gizem Feyza’nın daha önce bir insan hakkında bu denli yalın konuştuğunu görmemişti. İnsanların fikirlerine karşı her zaman umursamaz ve insanların duygularını hiçe sayan biri olarak tanımıştı. “ kuzu ne oldu bu yemek de”
Feyza elindeki kutuyu sehpanın üzerinde ki çantasına atarak “ yemek de bir şey olmadı aslında. Zaten iki sokak ötede bulunan seyyar bir tablacıda lahmacun yedik. Ama araba da birkaç önemli şey oldu aslında” – gülümsedi- “ birkaç saniye içinde uzaklaşmasaydım öpüşecektik”
Gizem farkında olmadan yüksek bir sesle “ ne?” diyebildi. Kalbine yumruk oturmuş gibiydi.
Feyza Gizem’in şaşkınlığına gülümseyerek “ asıl bomba bu değil cici. Bana iş teklifi etti. Evini dekorasyon etmemi istedi. Hatta evinde yaşamamı istedi. Sen anlatmışsın beni ona. Aldığım evde yaşadığımı filan hatta bizim hastaya da evini dekore etmesi böylelikle uyku sorununun çözülebileceğini filan söylemişsin”
Gizem duyduklarına inanamıyordu. Buğra’nın Feyza karşısında bu denli değişebilmesini aklı almıyordu. Kendisi evine bir nevi zorla gitmişti. Hatta evinden kibarca kendisini kovmuştu. Ardından özelime mabedini hiçe saydığını söylemişti. Evinde misafir sevmeyen hatta misafir için oturabileceği hiç bir eşya bulunmayan ev için Feyza’ya ettiği teklif karşısında ne diyeceğini bilemedi.
Feyza Gizem’in suskunluğunu bozmak ister gibi “ e ne düşünüyorsun cici. Senin hastaya, seninle konuştuktan sonra karar vereceğimi söyledim”
“neden” diyebildi. Yapılan konuşmadan Feyza keyif almış gibiydi. Bu konuşmaları yapan kişi ise Feyza ile vakit geçirmek istediği her cümlenin satır arasında okunuyordu. Bu durumda kendisinin duygu ve düşüncelerinin ne önemi vardı ki…
Feyza “ cici ne oluyor” dedi Gizem’in soğuk tavırlarına anlam vermeye çalışarak
Gizem dudaklarını yaladı. İçinde yaşamış olduğu duyguları bir kenara bırakmaya çalışarak mesleğinin vermiş olduğu bilgileri düşündü. “ Buğra’nın evine gözlem yapmak için gittiğimde misafir için koltuk bile yok, hapishane gibi hani filmlerde olur ya tek kişilik hücreler gibi…”
Feyza “misafir sevmeyen biri yani” -gülümsedi- “ tamam cici benim harika bir planım var sen hazırlayacağın tezin için ortam sağlamak, benim de kafamı toparlamak için bu iş teklifini alalım o zaman”
Gizem düşünceli “ bu sebeplerden dolayı mı alıyorsun işi yoksa havada bir aşk kokusu mu var” dedi. Bunu söylerken için çekildiğini hissetti. Buğra’yı hayatının merkezine oturtmuş olduğunu fark etti. Kabullenmese de Feyza’nın yerinde olmak istiyordu.
Feyza “ aşka inanmam bilirsin. Ama enteresan bir çocuk zihnimin karmakarışık olduğu şu sıralar iyi bir meşgale”
Gizem düşünceli “ çok travma atlatmış sorunları olan bir hasta cici hayatında bir travma da sen açma”
Feyza bakışlarını Gizem’in üzerinde topladı “ merak etme cicim tezine zarar verecek bir hamlede bulunmam”


Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Yazarın diğer paylaşımları;
Uzaylılar dünyaya geldi ve seni götürmek istediler, ne cevap verirdin?
Sözümoki © 2018 - V.8