Ben, adını geceye yazıp sabaha kadar silmeyen adamdım.
Vazgeçmek sandığın şey
bir yenilgi değil bende,
yalnızca kapısı kilitli bir eve
daha fazla çiçek bırakmamaktı.
Çünkü insan en çok
gidebildiği yerden değil,
istenmediği yerden yorulur.
Ve ben,
senin kalbinde misafir bile olmadığımı
geç öğrendim.
Oysa ne çok severdim seni;
bir dua gibi sessiz,
bir yara gibi derin,
bir deniz gibi sonsuz.
Ama bazı hikâyeler vardır,
iki kişiyle başlar
bir kişinin susmasıyla biter.
Şimdi gidiyorum,
arkamda kırgın bir gölge,
avuçlarımda yarım kalan baharlar...
Bil ki bu gidiş
sevgimin eksikliğinden değil,
senin yokluğa beni alıştırmandandır.
Ve unutma;
ben senden pes ettiğim için değil,
sen beni hiç seçmediğin için
vazgeçtim.