Başka çaresi yok bunun; ya sen benim ol ya ben senin.
Bak, geçiyor zaman; hain, acımasız, saygısız, arkasına bakmadan.
Benim ol, yetişelim, tutalım bir ucundan dünyanın; yaşayamadığımız, yaşamadığımız hayatın aşkın tutalım ucundan. Ya sen benim ol ya ben senin. Başka yolu yok.
Adem ile Havva olalım, bin kez turlayalım dünyayı da birbirimizi bulalım. Bak, geçiyor zaman, elimizi çabuk tutalım. Gelmeden Azrail, vermeden şu son nefesimizi, gözümüz açık gitmeden; ya sen benim ol ya ben senin.
Hiç konuşmayalım, hiç dokunmayalım birbirimize, bakmayalım göz göze; yine de ol. Zaten yaşamıyoruz.
Gel, el ele verelim, beraber yaşamayalım. Zaten üzülüyoruz; gel otur yamacıma, beraber üzülelim.
Beraber yürüyelim çıkmaz sokakları, zemheride kat edelim gidemediğimiz diyarları.
Sen Mecnun ol, ben Leyla; sen Kerem ol, ben Şirin. Diyar diyar birbirimizi arayalım.
Başka çaresi yok; sen benim ol, ben senin.
Bütün ayrılık şarkıları bize yazıldı, bütün şiirler, daha yazılmayanlar da bize.
Efsaneler bize, buruşmuş ninelerin anlattıkları bize. Bütün ağlayanlar bize, anlıyor musun? Başka çaresi yok, başka yolu yok; ne bu dünyada ne de bilmediğimiz başka hayatlarda… Ya sen benim ol ya da ben senin.