Bir alışkanlık değil bu; bırakınca eli titreyen bir kalp hâli.
Adını anmasam bile cümlelerimin arasından sızan,
Susarken bile içimde konuşan bir yokluk.
Ben seni sevmeyi bir ihtiyaç sanmadım hiç,
Meğer nefes gibiymiş; fark etmiyorsun ama kesilince anlıyorsun.
Gittiğin yerlerde ben eksildim,
Kaldığım her yerde sen çoğaldın.
Bu bağımlılık ne ilaca yazılıyor ne zamana…
Ne akıl geçiyor başına ne gurur söz dinliyor.
İnsan en çok vazgeçmesi gereken şeye
En derin yerinden bağlanıyormuş.
Bazen kendime kızıyorum:
“Bu kadar mı?” diyorum,
“Bir sen için bu kadar mı dağılır insan?”
Sonra anlıyorum; mesele sen değilsin,
Sen’de tamamlamaya çalıştığım benmişim.
Ne olacak bilmiyorum…
Belki geçer diyorlar, belki alışılır.
Ama kimse şunu söylemiyor:
İnsan bazı alışkanlıklarını iyileşmek için değil,
Hatırlamak için taşır içinde.
Ben seni bırakmayı öğrenmedim,
Sadece sensiz yaşamayı erteledim.
Ve galiba bu sen bağımlılığı,
Ben iyileşince değil,
Ben ben olmayı yeniden öğrenince azalacak.