Sormadın, anlamak için değil
sordun, geçmek için üstünden.
Ben de bildim bunu,
sustum işte o yüzden.
Kelimelerimi bir kez daha topladım,
avuçlarıma sığmayan kırıklardan.
Ama sen bakıyordun uzağa,
ben konuşurken bile uzağa.
Anlatmak yorar insanı,
tekrar tekrar, boşluğa.
Bir gün susar insan
öyle bir susar ki,
o sessizlik bile konuşmaz artık.
İşte o noktadayım şimdi.
Ne kızgınlık var içimde,
ne de beklenti.
Sadece yorgun bir kabul:
Anlamayacaksın.
Ben de bir daha anlatmayacağım.
Asla...
Bazı kapılar kapanır sessizce,
gıcırdamadan, bağırmadan.
En derin vedalar öyle olur
ne kavga, ne gözyaşı.
Sadece bir adım geri,
sonra karanlık.