Sevdiğini sandığın şey
nerede başlar, nerede biter?
Bir bakışta mı doğar,
yoksa bir eksikliğin tam ortasında mı?
Bazen bir gülüşte filizlenir,
bazen bir yalnızlığın koynunda büyür…
Ama her sevgi, sandığın kadar masum mu,
yoksa biraz kendine sığınma hali mi?
Sen “onu seviyorum” dersin,
ama belki de kendinde eksik olanı
onda tamamlıyorsundur.
Peki ya bitişi?
Bir vedada mı ölür sevgi,
yoksa içten içe
yavaş yavaş mı çekilir kalpten?
Bir gün fark edersin…
Adını sevgi koyduğun şey
aslında bir alışkanlıkmış,
ya da bir ihtiyaç,
ya da sadece
geçip giden bir his.
Ve o an anlarsın;
Sevdiğini sandığın şey
ne başladığı yerde kalır
ne de bittiği yerde biter…
Çünkü bazı duygular
ne tam gelir
ne de tam gider,
sadece içinde şekil değiştirir.