Sevmek ama sevilmemek buymuş meğer.
Duygusuzca sabahlara kadar düşünmek...
Senin aklın hep ondadır ; ama o...
Seninle yaşadıklarını daha o gün unutmuştur.
Başkalarını seviyordur o. Sen aldatılmışsındır,gururunla oynanmıştır senin.
Bazen öyle hissedersin ki, kalbin öyle bir sıkışır ki...
İşte o an öleceksin zannedersin.
Ölmezsin ama o içindeki sızlamayla yaşamaya devam edersin.
Keşke o an ölsemde kurtulsam dersin de ne fayda...
Tabii sen bunları yaşarken o hep sevdiceğinin yanındadır,mutludur,gözleri kimseyi görmez olmuştur.
Bu durumu bile bile elinden bir şey gelmemesi kötüdür.
Bir yanın onun da acı çekmesini ister ama diğer yanın...
Çok sevmişsindir nasıl böyle düşünürsün ki...
Dalgınsındır; günlerce,haftalarca hatta aylarca.
Kimin umurunda?
Kim farkeder ki?
Farketse ne olacak ki?
Onu senin yanına mı getirecek, seni mutlu mu edecek...?(Hayır !...)
Sonra umudunu kaybedersin. Unuttum dersin.
Nefret etmeye başlarsın.
Sonra o çıkar sana bir mesaj atar.
İşte senin umudun yeniden başlar.
Sen ona yumuşak davrandıkça o seni ezmeye, egosunu tatmin etmeye çalışır.
Sonra sen de sert çıkarsın. Bu seferde o yumuşar.
Canımlar, cicimler başlar. Sen de yine bir heyecan bir umut...
Öyle bir an gelir ki sonra "ben seni sevmedim, benim sevdiğim belli der." ve çeker gider...
Yeniden ve yeniden kahretsin ki hikaye başa döner.
Bu sefer bir farkı vardır.
Bu hikayenin iyi ya da kötü sonu yoktur....