Tren geçti, ben kalakaldım camda,
Ardımda uzayan raylar gibi bir ömür.
Herkes bir yere sığdı sonunda,
Bense hâlâ arıyorum bir avuç toprak, bir omuz.
Atlar koştu yeşilin içinden özgürce,
Kimse sormadı nereye, niçin, ne zaman.
Bense sormadım bile kendime,
Sadece pencereye yaslandım, sadece durdum yorgun bir zaman.
Eşyamı topladım, her şeyi yerli yerine koydum,
Bir çift ayakkabı, bir gömlek, birkaç anı.
Ama beni koyacak bir yer bulamadım,
Çünkü ben hiçbir çekmeceye sığmayanım.
Belki de mesele yer değil,
Belki de sığmak dediğin bir vazgeçiş.
Ben vazgeçmedim, bu yüzden taşıyorum hâlâ
İçimde bitmeyen bu yolculuğu, bu gidiş.