Affetmek zayıflık değildir; insanın yüreğinin hâlâ kirlenmediğinin işaretidir. Ama her affediş, aynı hataya verilmiş sınırsız bir izin de değildir. Çünkü bazı insanlar, merhameti karakter sanır; sabrı ise sessizlikten ibaret görür. Oysa en ağır cevap, bazen tek bir kelime etmeden çekip gitmektir.
İnsan bir kez uyarır, iki kez anlatır, üçüncüde ise susar. Çünkü sürekli tekrarlanan hata, artık yanlış olmaktan çıkar; bilinçli bir tercihe dönüşür. O noktadan sonra kaybedilen şey sadece bir şans değil, güvenin kendisidir. Güven kırıldığında ise hiçbir özür, ilk günkü sağlamlığı geri getiremez.
Hayatta herkes ikinci bir şansı hak edebilir; fakat hiç kimse sonsuz şansı hak etmez. Merhamet kalpte kalmalı, ama sınırlar da dimdik ayakta durmalıdır. Çünkü bazen en büyük iyilik, yanlışta ısrar edene bir daha dönmeyecek kadar kararlı olmaktır. Affetmek erdemdir; fakat kendini değersizleştirecek kadar affetmek değil.