Bu gecenin en son kalkanı ben olacağım,
herkes uykunun merhametine sığınırken,
ben uykusuzluğun keskin kıyısında
kendimle baş başa kalacağım.
Çünkü yarayım ben,
kabuk tutmayı bilmeyen bir sızı,
geceyle derinleşen,
sessizlikle kanayan…
Herkes gözlerini kapattığında
ben içime açılırım,
karanlık bana korku değil,
saklanacak yer olur bazen.
Bir şehir uyur,
ama içimde bin sokak ayakta,
her biri senin adını fısıldayan
ışıksız bir yalnızlıkla dolu.
Ve ben en son kalkarım geceden,
çünkü yaralar sabahı acele etmez
onlar bilir,
en çok gece anlaşılır insan.
Gün doğduğunda susarım,
çünkü kimse gündüzleri
bir yaranın konuştuğunu
duymak istemez…