Giriş yap! Hesap oluştur!
Ara
Şifreni mi unuttun?
23 Şubat 2019, Cumartesi 11:26 · 49 Okunma
Sözler Ağlamak gözlerin yağmurlanışıdır. Kalemleri pas - Sözümoki

Sözler...

Ağlamak gözlerin yağmurlanışıdır.

Kalemleri pas tutmuşsa şairlerin göç vakti gelmiş demektir.

Her elveda bir ölüm marşıdır.

Güllerin gülümsemeyi unuttuğu mevsimler var yüreğimde.

Kim bilir kimden kaçtım da sana yakalandım.

Bazen gözyaşlarımızın bizi terketmesine izin vermemiz gerekir...

Sensiz ateşin alevi soğuk!

Kirpikler gözlerine batınca insanın ağlama vakti gelmiş demektir.

Zehirdir aşk. Ziyaları solduran zemheriler zalimlikleriyle aşka muhtaç. Ziyadesiyle beladır aşk. Zambaklar güz güneşlerine aç.

Gün gelir değer yaşlarımıza güzel adamların güzel mısraları...

Yayılır yana yakıla yıkıntılardan mürekkep yalvarışlar...

Gözlerimiz köz köz olmuş gövdelerimizde gölge misali.

Söyleyin! Lakin sözlerin sizi esir almasına izin vermeyin.

Şiir en hakiki haykırışıdır yüreğin.

Damarlarıma sirayet eder nihayet kokun...

Ölüm hayatın hediyesidir.

Yağmurlar yakışırdı soluklarına. Çıkardık yokuşları güz günlerinde.

Herkes yazabilir. Sizler yaşayın!

Seviyorum o halde varım!

Az şeye yetişmek için çok şeyi kaçırmayın.

Belki düşlerimizdir bizi bu hale düşüren.

Yaşayın hayatı. Yıldızlar gazete sayılarına satılmadan önce. Çocuk edasıyla, düşe kalka...

Hayat halet-i ruhiyemize akseden ziyalardan gönül ve zihin levhamıza düşen nasiplerden ibarettir.

Aşk uğruna ne yazılmışsa yalan. Ve ben en iyi yalancısıyım dünyanın...

Can sıkıntılarımız canansızlıktandır.

Hayat bir savaştır. Şiirse hayat.

En güzel manzarasıdır hilaller göklerin.

Yalnızlık yanılgımızdır yalın yanlışlar arasında.

Acemicedir gülüşlerimiz...

Zihinlerden ve gönüllerden hakikatlere açılan kapılar vardır ki eşiği deliliktir.

Var olmak için önce hakiki varlıkta yok olmak gerekir.

Kim bilir hangi yıldızın ışığıdır gözlerin.

Savaş hayat kuralı gibi dudaklarımızda.

Hayallerimi çalıyor insanlar. Soluk soluğa,bir bir...

Güle cemre düştüğü vakit doğmuşuz biz. Bundandır hüzünlerimiz.

Külrengi olsa da gönüllerimiz.Külleşmez aşkla yanan közlerimiz.Gün olur nemlenir de gözlerimiz.Gül kurusu olup coşar sözlerimiz.

Yağmurlar vardır. Ateştir damlaları cam renkli. Yakar canı. Can olur kan dengi.

Öyle güzel adamlar gördü ki gözler gölgelerin seslerini silen yedi elden...

Gün gelir yaktıklarımızın yangınlarıyla yanarız.

Aşklar vardır öldüren...

Unutmak için hatırlarız.İşte hakikat bu!

Denizlerin haykırışlarıdır dalgalar.

Ağlamak hediyedir. Ağlatmak ceza.

Yazacak kimsesi olmayınca insanın harfler ölüm mersiyesidir.

Bugün hava ağlamaklı.

Bizler her nefesimizde ölmek için yaşıyoruz.

Kediler ayak sesleridir sensizliğin.

Seviyorum demekle sevebilseydi insan. Sevdaya gam yükleyen bunca sevgisiz olmazdı sevda sokaklarının esir kaldırımlarında.

Yelkenler gözbebeklerimize battı maviliklere. Denizlerin bize ihaneti mi bu?

Dünya boşlukta. Hayat yoklukta. Aşk umutsuzlukta.Ruh huzursuzlukta.Nasıl yaşar insan böyle varlıkta?

Viranedir elbet aşksız gönüller.

Kalpsiz insanlara aşık olabilirsiniz ama aşkı anlatamazsınız.

Rüzgarlar bizi yıkmak için esiyor gibi.

Büyümek zordur. Zira her insan aşık olur. Ve aşk çocukluktur.

Üç satılıktır bizim hikaye-i hayatımız. Zira aşktan gayrı anlatacak nemiz var?

Nasıl ki hergün yeniden doğuyor eski güneş. Hergün böyle geçiyor hayalin gözlerimden.

Dünya koca bir tabut ölüsüyle dirisiyle...

Bekleyiş...Bitmeyen bir ölüm müziğidir.

Yaşlanırken değil yaşarken anlamak lazım hayatın kıymetini.

Kelimeler bazen acizliğin yankılarıdır.

Dünyada mutlu olmanın yolu iyi kelimelerin muhtevasındaki manalardan geçer.İyi kelimelerle yaşayın.

Kumruların gözyaşların çöllerin kullarına karşı bir şahlanıştır.


Son kuşlar kaçmadan önce yaşayın aşklarınızı.

Kırılmış kanatlar. Göklere küsmüş kuşlar!

Yaşamak mı daha güzel ölmek mi! İşte hayat bilmecesi.

Renkler gibidir dünya. Göz kamaştırır parıltısıyla lakin onu güzelleştiren güneşin ziyalarıdır.

Bizler akan ve unutulan yaşlar değil, akıtan ve unutmayan gözleriz azizim.

Ağlamaktan değil ağlatmaktan kork.

Dünya için yaşayanlar dünyanın kölesi olmaya mahkumdur.

Yaz günü güze yazmak düşeyaza göze gelir azizim...

Cümle diplerine sızdı gözyaşları dünlerde.

Suskunum notaların sen şerefine!

Ya yağmurlaş ya da topraklaş.

Yolun tüm saçlarınızı gerçek aşklara veda zamanı.

Bir nakkaşın nakşı var cümlelerinde.

Erteleyin hayalleri. Aşka tutsaklık zamanı.

Uçları kırık taş plaklardan fışkıran vefasız ama edalı son namesin sen.

Şimdi uzaklar yakın!

Yırtılmış sayfalarım aşkın yollarında.

Loş odalar lavanta kokulu. Leylalı lanetler yağıyor gözbebeklerimizden.

Aşkın ölçüsü ölçüsüzlüktür.

Ya sen çok değiştin ya da çekti güneş ziyalarını ruhundan.

Islanmak lazım aşk bulutuyla...

Kıymet ölümle gelir.

Neşideler sarmış gülüşlerini.

Kiminin dünya kaçar gözüne. Kiminin gözü kalır dünyada!

Zümrütler yapraklardan renk çalmış gibi.

Çocukken ağlardım. Büyüdüm ağlattın.

Her düşen yaprak bir hüznün hikayesidir.

Çokluktan arınmak gerekir.Yakınmak, yanmak, sınanmak, sıyrılmak kalabalıklarda. İşte hayat!

Ölüdür hikayelerimizin başrolleri...

Hapsolmak gerek göklere kuş misali.

Dünyalar sığar da aşk sığamaz kalplere.

Aşkın üstadı olmaz. Hepimiz çıraklarıyız meşk sarhoşluğunun.

Yıldızlar zamanın habercisi gibi.Uzaklar geçmişe ayna tutuyor.

Kelimelerin kaderidir unutulmak!

Her söz birer köz parçasıdır dilimizde.

Ardımız mazi, önümüz muallak. Güzel yaşlanmak lazım. Ölüm asıl hakikat.

Ölümsüz olmak istersen en yüceye aşık ol!

Aşk savaş ister. Savaşsa kurban.

Yalnızlık yakınlığın düşmanı.

Yazmak zordur. Zorluklara meftundur yazarlar.

Hayat zor olsa da gülmek bir zorunluluktur.

Cümleler kalbime hapsolmuş. Bağıramıyorum...

Yaslanıyorum hayata. Yokuşlar gündoğumlarına gebe. Gözlerim şafaklara hasret.

Harfler kelimelere, kelimeler cümlelere, cümleler şiirlere küstü. Yazamıyorum seni sensiz.

Gece sessiz. Ben sensiz. İki dost olduk sebepsiz.

Aşk güneş gibidir. Yansa da ister insan.

Hiçliğin çokluk olduğu gündür bizi bize bağlayan.

Sığmıyor gölgeler gövdelere...

Her insan bir evren taşır içinde...

Diplerdeyiz azizim. Leyla'lar öldüğü günden beri diplerde.

İnsan camdan kırgın. Hayat ateşten sıcak. Ömür masaldan kısa...

Ateş yakmıyorsa ve hüzünlendiriyorsa düşen her yaprak sen oldun demektir.

İstanbul'a aşıktır şiir.şiir aşıktır İstanbul'a...

Bazen suskunluğu notalara anlatmalı insan.Noktalarda bırakmalı kelimeleri.

Cinnet orkideleri değmiş gözlerine belli. Bundandır kedilerin hüznü.

Sen korkum olurdun hayatın derin sularında.

Öyle doku ki sözlere neşideleri. Aşk romanımın her demi sende kalsın.

Bir gelir bir gider bir diner, siner, söner, yok olur, yokluk olur can sebebim.

Ölüme yazıyorum son günlerde. Oyse yazmak yaşamaktır.

Gün olsun gün bitsin göz yum bilmecelere. İnsan ona derler ki meftundur gitmelere.

Aşk olup aşıkların saçdiblerine yağmak isterdim.

Sevda romanlarımda sensiz kaldım sevgilim.

Ümit şarkılarımdan her notam sende kalmış.

Sen ve ben iki ayrı deniz gibiyiz. Dalgalanıyorum hayatın sen şerefine!

Uyku seli gibisin gözlerimde dolaşan.

Yaşlanmak yaşamak değil yaşanmaktır.

Gözler göklere, gökler köklere, kökler gövdelere, gövdeler gölgelere hasret...

Sen ki uçan kuşlara pusula olan kadın. Beni kendi yolumdan isteksizce çıkardın.

Kendi benliğimin acemisi gibiyim.

Yaşamak yanmaya benzer. Yaşlandıkça erirsin.

Biz şairiz azizim. Kelimelerimize duygu gözlerimize yaş kaçar çoğu zaman.

Kadınlar çok sevmez azizim. Sevilmek için vardırlar!

Yüreklerde başlar her şey. Ve ilk yüreklerde biter.

Acıtır sayfalar canlarımızı. Dumanlaşır özümüz küllerimizde...

MUHAMMET BARAN ASLAN, #MBA

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
2 kişi beğendi ·
  • Talha Akyol
    Talha Akyol Helal olsun güzel olmuş birde benim atığımı okursanız sevinirim 😊
    23 Şubat 2019, Cumartesi 11:56
Yazarın diğer paylaşımları;
...
...
...
...
...
...
...
Karikatür (Günün Karikatürü)
Hangi tarihi olaya tanık olmak isterdin?
Sözümoki © 2019 - V.8
Destekçilerimiz →