Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
05 Mayıs 2020, Salı 13:30 · 74 Okunma
Tecavüzün Toplumsal Yüzü - Sözümoki

Tecavüzün Toplumsal Yüzü

18.10.2018

Son zamanlarda artan ve fazlasıyla gündemde olan özelikle de çocuklara yönelik cinsel suçlar hakkında ve artık hepimizin bildiği pedofili hakkında bir şeyler yazmak istiyorum. Yaşanan olaylar hepimizi fazlasıyla üzdü ve öfkelendirdi. Artık kadınlara çocuklara hayvanlara yapılan zulümler dayanılmaz bir hal aldı. Peki soru şu: Bu insanlara ne oldu? Ne ara bu kadar canileştiler? Küçücük bir çocuktan etkilenen varlığın nasıl bir zihniyeti var?
Olaya biraz toplumsal biraz da psikolojik açıdan bakmak gerekiyor sanırım.
Öncelikle özelikle son zamanlarda sıkça karşımıza çıkan sürekli bahsedilen pedofili hastalığından bahsedebiliriz. Dediğimiz gibi pedofili bir psikolojik bir rahatsızlık, bir hastalıktır. Ama ne olursa olsun bunu kabullenecek ya da hastalık diyip hoş görecek anlayış gösterecek değiliz. Evet, bu hastalığı öğrenmeliyiz, ne kadar tehlikeli olduğunu, sebeplerini, bununla nasıl savaşacağımızı öğrenmeliyiz.
Peki pedofili nasıl bir hastalık? Öncelikle bununla yüzleşmeliyiz.
Pedofili, Yunanca Pedos (çocuk) sözcüğünden gelmektedir. Bu kişiler cinsel açıdan tatmin olabilmek için ergenliğe girmemiş çocuklarla fiziksel ve genellikle de cinsel temas kurarlar. Pedofili genellikle yetişkin erkeklerde görülmektedir. Pedofili tanısı konulabilmesi için en az altı aylık bir süre içerisinde kişinin, ergenlik dönemine girmemiş bir çocukla ya da çocuklara (genelde 13 yaş ya da altında olanlara) karşı tekrarlayıcı, şiddetli, cinsel istek ya da uyarılmaları olması gerekir. Aynı zamanda kişinin bu cinsel dürtülere göre davranması, kişinin en az 16 yaşında olması ve cinsel etkinlikte bulunduğu çocuklardan en az 5 yaş daha büyük olması gerekmektedir.
Pedofilinin sebepleri hem biyolojik hem de çevresel faktörlere bağlanabilir. Çevresel faktörler pedofilinin oluşmasında daha etkin rol oynamaktadır. Pek çok vakaya baktığımızda pedofilililerin çocukluklarında istismara uğramış olmaları muhtemeldir. Çocukluklarında cinsel istismara karşı koyamadıkları için yetişkinliklerinde mağdur rolünden çıkmak isterler. Çocuklara cinsel saldırılarda bulunarak aynı travmayı tekrar tekrar yaşayıp, bu sefer usta olma amacı taşırlar. Yapılan araştırmalarda pedofil bireylerin beyinlerinde yapısal anormallikler de bulunmaktadır. Bu yapısal anormalliklerin çoğunlukla beyin gelişimi sırasında ortaya çıkan yani kendi çocukluklarında yaşadıkları travmalardan ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu anormallikler daha dürtüsel davranmalarına yol açmaktadır.
Dünya üzerinde bilinen en ağır ve kabul edilemez suç olan pedofiliye maruz kalmış çocuklar, yeterince rehabilite edilmezlerse yetişkinlik dönemlerinde benzer eğilimler gösterebiliyor. 
Pedofiliye ek olarak cinsel sadizm ve ya anti sosyal kişilik bozukluğu ( psikopati) olanlar kurbanlarına ciddi derecede bedensel zarar verebilirler. 
Kaynak <http://www.hurriyet.com.tr/gundem/pedofili-subyancilik-hastaligi-nedir-sebepleri-nelerdir-40577309> 
 
Toplumsal açıdan bakarsak belki pedofiliyi değil ama tecavüzü açıklayabiliriz. Şimdi diyeceksiniz ki böyle bir şey nasıl açıklanır. Çok basit bir açıklaması var aslında. Kadın ve erkeğin toplumda ki rolüne, nasıl konumlandırıldığına, toplumun kadın ve erkeğe verdiği rollere bakarsak anlarız zaten. Çünkü bu bir kişinin suçu değil, bu hepimizin suçu, bu hepimizin zihniyeti. Erkeği yücelten her durumda, yaptığı her şeyde haklı gören, kadını ise her durumda suçlu, hep zayıf gören, erkeğe mahkum etmeye çalışan zihniyetin eseri bunlar.
Daha küçüklükten başlamıyor mu bu? Bu şekilde eğitmiyor muyuz hepimiz çocuklarımızı? Erkek daha güçlü, kadından hep bir tık üstte, ne yaparsa yapsın haklı. Çünkü toplumumuz böyle . Bu şekilde bakıyoruz kadın ve erkeğe. Hala ve hala utanmadan tecavüzün kadının suçu olduğunu söyleyen, erkeğin yaptığı pisliğe rağmen kadınları suçlamaya çalışan insanlar var. En üzücü olanı ise böyle düşünen insanların yarısının kadın olması. Yani biz kadınlar olarak bile hala kendimize değer vermeyi, erkekle eşit seviyede olduğumuzu ve yaşadığımız cinsel, fiziksel ya da psikolojik şiddetin tamamen erkeğin suçu olduğunu öğrenebilmiş değiliz. İşte bu zihniyet erkeğe güç veriyor zaten. Bu şekilde şiddet önce kadında başlıyor (şiddeti hak ettiğini düşünen ya da başka sebeplerden sesini çıkaramayan kadında). Yaptıklarına herhangi bir tepki görmeyen erkek kendini daha da haklı görmeye başlıyor. Ve şiddet, taciz artık kadından hayvanlara ve çocuklara geçmeye başlıyor. Ne de olsa toplum onu yaptığı her şeyde haklı görüyor ve erkek gücünü biraz da başka varlıklar üzerinde denemeye kalkıyor

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
2 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
"Bu konuda çok sabırsızımdır" dediğin konu nedir?