Biz de unutmuş gibi yaparız bazen…
Sanki hiç kırılmamışız,
Sanki kalbimizin içinden
sessiz bir deprem hiç geçmemiş gibi.
Gülüşlerimizi öne süreriz,
acılarımızı arkamızda saklayarak.
Hiç ağlamamış gibi konuşuruz mesela;
boğazımıza düğümlenen o geceleri
sabahın ilk ışığıyla inkâr ederiz.
Bir damla gözyaşı dökmedik deriz,
oysa en çok biz biliriz
yastığın hangi tarafının ıslak olduğunu.
İnsan bazen en büyük yarasını
en güzel gülüşünün altına saklar.
Kimse anlamasın diye
kalbini susturur,
“Geçti” der…
oysa bazı şeyler geçmez,
sadece insan susmayı öğrenir.
Ve biz…
unutmuş gibi yaparız.
Çünkü bazı acılar anlatılacak kadar hafif değildir;
bazı kırgınlıklar da
bir daha dokunulamayacak kadar derindir.