Çamuru kir sanıyor topraktan gelen insan,
Oysa ilk nefesi orada saklı zamanın.
Ayağı değince utanır kendi izinden,
Unutur, çamur dediği aslında kendinden.
Bir damla yağmurla başlar bütün hikâye,
Toprak kokusuna sinmiş eski bir dua gibi.
Kir sandığın şey, büyüten o sabırdır,
Her düşüşte seni ayağa kaldıran yara gibi.
Ellerin kirlenmeden nasıl anlayacaksın?
Hayatın yükünü, emeğin ağırlığını…
Temiz kalmak sanıyorsun uzak durmayı,
Oysa en saf olan, toprağa karışan insanın kalbi.
Bir gün yine dönersin başladığın yere,
Ne kadar kaçsan da çağırır seni kökün.
Ve anlarsın; kir değilmiş o sandığın şey,
Sadece unuttuğun bir parça… kendi özün.