Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
27 Temmuz 2020, Pazartesi 21:59 · 45 Okunma
ÜZMEK YA DA ÜZÜLMEK - Sözümoki

ÜZMEK YA DA ÜZÜLMEK

Kalbin kırılması için illede kötü bir söz ya da yanlış bir hareket yapmış olması gerekmiyor karşı tarafın. Bazen sana gönderdiği tebessümde de kalbin kırılır ya da kaçamak bir bakışında. Bazen de nedensizce üzülürsün.

Adı üstünde kalp bu.

Yeri gelir arkadaşınızın söylediği bir kelimeye ya da sevdiğinizin bir ithamına bazen de ailenizdeki bir probleme üzülürsünüz. Sonra düşünürsünüz 'Üzüldüğüm kadar üzüyor muyum?' diye. Eğer cevabınız 'Evet.' olursa egonuz size bir savunma mekanizması gönderir ve o anki acınızı bastırır. Lakin cevabınız 'Hayır.' ise işte o zaman daha da yıpranırsınız.

Siz başkalarını üzmeye kıyamıyor iken onların sizi hunharca üzmesi ne kadarda acı verici bir durum olur. Bir süre sonra da ızdıraba dönüşür, bir üzülüyorken bin üzülmeye başlarsınız.

Dedim ya kalp bu, seni yaşatır lakin senden bağımsız yaşar ve işlevinden fazla üzer seni.

O yüzden unutmayın, hiç kimse ya da hiç bir şey sizden önemli olamaz. Bu hayat sizin, bu yaşam sizin. Onu çiçeklerle süsleyip kır bahçesine dönüştürmekte sizin elinizde ya da kır bahçesindeki çiçekleri ateşe vermekte.

Eğer etrafın güzel koksun, yüreğinde kelebekler uçuşsun istiyorsan kır bahçene sahip çık! Onu senden almak isteyecekler. İzin verme. Sımsıkı avucunda tutup kimseye gösterme. Sevmeyi kendine ödev edin, çok sev ve bu sevgiyi sınırsızca yaşa.

Pişmanlıkların için üzülme sakın! Her pişmanlık bir deneyimdi bu kısacık ömründe. Hatta yeni bir şey öğrendim diye sevin.

Kalbi kırılıp üzülen birine sevgini paylaş, o da kendi kır bahçesini kurabilsin sayende. Hatta daha ileri gidip o kır bahçesine sen de bir çiçek ek. Hem o bahçeye senin katkın olmuş olsun hem de kendinden bir iz bırakmış ol. Belki bu iz sayesinde o kişi de başkasına kendi kır bahçesini kurmayı öğretir.

Bir kelebek ömründen az da olsa uzun olan ömründe kendi hikayenin baş rolü olmayı unutma. Başkasının söylediklerini yapıp kendi hayatında bir figüran olacağına yanlışlarını sevip kendi gerçekliğinde, kendi filmini çek ve her detayı severek işle, bu da seni ayrı mutlu etsin.

Diyeceğim o ki, ne kadar da kısa yaşıyoruz bu hayatı. Üzüldüğümüz şeylere dönüp baktığımızda ne kadar da boş ve anlamsız fakat bir o kadar da dağ kadar ağır. Bir gün gelecek ve üzüldüğümüz şeylere üzüldüğümüz için üzüleceğiz. O gün geldiğinde benliğimizdeki öz saygıyı kaybetmemek için ve kendini daha çok sevmen için bugün mutlu olmayı unutma.

Çünkü sen kim olursan ol ya da ne olursan ol mutlu olmak senin de hakkın. Hadi hep beraber bugün bir değişiklik yapalım. Kendimize söz verip bizi bu hayatta yoran şeylerden vazgeçelim. Belki bu bir insan olur belki bir nesne belkide bağımlısı olduğumuz bir şey. Her neyse bizi üzen ona son verelim ve bizi yormayacak güzelliklere 'MERHABA.' diyelim.

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Yazarın diğer paylaşımları;
Sana mucize gibi gelen bir olaya tanık oldun mu? Nasıl bir deneyimdi?